euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

A BIT & A BIT OF A

1. A bit, “biraz, birazcık, bir parça, bir nebze” demektir: Your daughter is a bit old to play with dolls. (Kızınız oyuncak bebeklerle oynamak için biraz büyük.)Can you drive a bit slower? (Arabayı biraz daha yavaş kullanabilir misin?) We

ABOVE & OVER

Bu iki kelime, anlam olarak aynı gibi görünse de, kullanım açısından farklılıklar gösterir: 1. Above ve over, “üzerinde, üstünde, üzerine, üstüne” anlamlarında kullanılır. Above, bu anlamda daha yaygındır: The water came up above/over our knees.

ACROSS, OVER & THROUGH

1. Across ve over, bir hattın, nehrin, yolun, köprünün öbür/karşı tarafına ya da öbür/karşı tarafında anlamlarında kullanılır: His village is just across/over the border. (Köyü, sınırın öbür tarafında.)He couldn’t jump across/over the stream.

AFRAID & FEAR

1. Teklifsiz dilde be afraid, fear’dan daha yaygındır: Don’t be afraid. (Korkma.) = Don’t fear denmez.Are you afraid of the dark? (Karanlıktan korkar mısın?) 2. I’m afraid (that), “maalesef, ne yazık ki” anlamına gelir:

AGE

1. Be fiili ile kullanımı: İnsanların yaşından söz ederken çoğu kez be fiili ile kullanılır: He is thirty. / He is thirty years old. / He is thirty years of age. (Otuz yaşında.) Bir

AGO, BEFORE & FOR

1. Ago, zaman ifadelerinden sonra gelir: I met her six weeks ago. (Onunla altı hafta önce tanıştım.) = … ago six weeks denmez.a long time ago (uzun süre önce) 2. Ago, bitmiş bir

AIN’T

Konuşma dilinde am not, is not, are not, have not, has not kelimelerinden birinin yerine kullanılır. Standart bir kullanım değildir ve birçok kişi bu kelimenin kullanımını yanlış bulur: “Is Jack here?” “No,

AIRPORT ENGLISH

Havalimanlarında neler konuşulur? Tipik cümleler ve sorular nelerdir? Cümlelerin anlamları ve açıklamalar için videoyu izlemenizi tavsiye ederim.  At the check-in desk/counter – Where are you flying to?– May I have

ALLOW, PERMIT & LET

1. Allow ve permit Bu kelimelerin anlamları ve kullanımları birbirine benzer. Permit daha resmîdir. Her iki kelimeden sonra nesne ve mastar fiil gelir: We do not allow/permit people to smoke in the kitchen. (İnsanların mutfakta

ALMOST, NEARLY & PRACTICALLY

1. Almost ve nearly Almost ve nearly, “hemen hemen, yaklaşık, neredeyse, az kalsın” anlamındadır. Nearly, Amerikan İngilizcesinde daha az kullanılır: I’ve almost/nearly finished. (Hemen hemen/Neredeyse işim bitti.)There were almost/nearly a thousand people there. (Orada yaklaşık bin kişi vardı.)

ALONE, LONELY, LONESOME & LONE

Alone, “yalnız, tek başına” anlamında olup “yanında kimse yok” demektir. Lonely (Amerikan İngilizcesinde lonesome olarak kullanılır) ise, “ruhsal anlamda yalnız, kimsesiz” demektir: I like to be alone for short periods. (Ara ara yalnız kalmak istiyorum.)But

ALSO, AS WELL & TOO

Cümledeki yerleri: Also, as well ve too’nun anlamları birbirine benzese de cümlede aynı yerde kullanılmazlar. Also genel olarak fiilden önce gelir; as well ile too, genel olarak cümle sonunda kullanılır. As well, Amerikan İngilizcesinde pek yaygın değildir: She not only

ALTERNATE(LY) & ALTERNATIVE(LY)

Alternate(ly), “dönüşümlü (olarak), önce biri sonra öbürü” anlamına gelir: The ferry service will initially run on alternate days. (Feribot seferleri, başlangıçta iki günde bir yapılacak.)alternate layers of fruit and whipped cream

ALTHOUGH, DESPITE & IN SPITE OF

Bu üç kelime de “-e rağmen” anlamına gelir ama kullanımları farklıdır. Although‘dan sonra cümle gelir: Although Jack has got a good job, he still complains. (İyi bir işi olmasına rağmen Jack hâlâ

ALTHOUGH, THOUGH, BUT & HOWEVER

Although & though: bağlaçlar Bu iki kelime de zıtlık belirten bağlaç olup “-e rağmen, -e karşın, gerçi, olsa da” anlamlarındadır. Teklifsiz dilde though daha yaygındır: (Al)though I don’t like him, I agree that he’s

APPEAR

1. Appear, “görünmek, gözükmek, -e benzemek” anlamında bir linking verb’dür. Yani, diğer fiiller gibi zarfla değil sıfatla nitelenir: Alice appears unaffected by all the media attention. (Alice, tüm medya ilgisinden etkilenmemişe

ARISE & RISE

1. Arise, “çıkmak, doğmak, baş göstermek, oluşmak” anlamına gelir. Düzensiz fiildir (arise, arose, arisen): Problems arose over plans to build a new tennis court here. (Buraya yeni bir tenis kortu yapma

AS … AS

Bu yapı, iki kişi ya da şeyin bir şekilde eşit olduğunu anlatmak için kullanılır. Türkçede çoğunlukla “… kadar” anlamında olan as … as kelimelerinin arasına sıfat ya da zarf konulur: Sally is

AS IF, AS THOUGH & LIKE

1. As if ve as though “-mış gibi, -e benziyor, sanki” anlamlarına gelir: It looks as if / though it’s going to rain. (Yağmur yağacakmış gibi./Yağmur yağacağa benziyor.)It sounds as if / though

AS WELL AS

1. As well as, “hem … hem de …, yanı sıra” anlamındadır: She’s got a goat, as well as five cats and three dogs. (Beş kedisi ve üç köpeğinin yanı sıra