euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

SOSYAL DİL (SOCIAL LANGUAGE)

Her dilde, insanlarla tanışırken, veda ederken, tatile çıkarken, yemeğe otururken vb. kullanılan belirli ifadeler vardır. Buna “sosyal dil” denir. Türkçede sık sık kullandığımız “kolay gelsin, elinize sağlık, sıhhatler olsun” gibi

QUANTIFIERS (VI) each, every

Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde each ve every kelimelerini inceleyeceğiz. Each: Sayılabilen tekil isimlerle kullanılır. “Her, her bir” anlamına gelir. Sözünü ettiğimiz gruptaki her bir ögeyi tek tek düşündüğümüzü ifade eder. Bu yüzden, çoğu yerde

QUANTIFIERS (V) both, either, neither

Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde both, either ve neither kelimelerini inceleyeceğiz. Both: Sayılabilen çoğul isimlerle kullanılır. “İkisi de” anlamına gelir: Both men were Spanish. (İki adam da İspanyoldu.)Both my teachers are doctors. (Annem de babam

QUANTIFIERS (IV) all, whole, none, half

Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde all, whole,none ve half kelimelerini inceleyeceğiz. All: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. “Hepsi, bütün” anlamına gelir: All horses are animals. (Bütün atlar hayvandır.)All the people I

QUANTIFIERS (III) most, several, plenty of , enough

Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde most, several, plenty of ve enough kelimelerini inceleyeceğiz. Most: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. “Çoğu” anlamına gelir: I don’t eat meat, but I like most types

PREFIXES & SUFFIXES

İngilizce kelimelerin hem başına hem de sonuna bazı ekler getirilerek kelime türetilir. Başa getirilen eklere prefix (ön ek), sona getirilen eklere suffix (son ek) denir. Eğer bu ekler, kökünü bildiğiniz

WEAR, PUT ON & GET DRESSED …

İngilizcede “giymek, giyinmek, takmak vs.” anlamlarında kullanılan ve birbirine karıştırılan bazı fiilleri inceleyelim: Wear: a) “Giymek” demektir. Cümlede giysi söyleniyorsa kullanılır. Söz konusu giysi üzerinizdedir: He was wearing a new

CLEFT SENTENCES

Şu iki Türkçe cümleyi karşılaştıralım: 1) Peter camı kırdı.2) Camı kıran Peter’dı. İlk cümle, sıradan bir cümle ve cümlede Peter’ın camı kırdığı belirtiliyor. İkinci cümlede ise bir vurgu var. Camı