euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

LOUDLY & ALOUD

1. Loudly, “yüksek sesle, bağıra bağıra, gürültülü” anlamındadır: They were talking so loudly I couldn’t hear anything. (Öyle yüksek sesle/bağıra bağıra konuşuyorlardı ki hiçbir şey duyamadım.) 2. Aloud ise daha çok read ve think fiilleriyle kullanılır. “Bağırarak” anlamında

MARRY & DIVORCE

1. Get married ve marry “evlenmek” demektir. Kiminle evlendiğimizi söylemiyorsak, yani fiilden sonra nesne koymuyorsak get married demek; kiminle evlendiğimizi söylüyorsak, yani fiilden sonra nesne koyuyorsak marry demek daha yaygındır: Sally and Peter got married last month. (Sally

MODALS

Modal’lara bazı kaynaklarda “kip” ya da “kip belirteci”, bazı kaynaklarda ise “yardımcı fiil” denir. Ben burada orijinal ismi, yani modal kelimesini kullanacağım. İngilizcede can, could, must, should, may, might, will, would, shall, ought

NEAR (TO)

1. Edat olarak kullanılan ve “yakın, yakınında” anlamına gelen near, tek başına kullanılabildiği gibi to ile de kullanılabilir: We live near (to) the station. (İstasyona yakın oturuyoruz.)I put my bag down near (to) the door.

NEED

1. Need, aslında normal bir fiil olup, üçüncü tekil şahısta sonuna –s alır, sorusu ve olumsuzu do ile yapılır. Kendisinden sonra başka bir fiil gelecekse to alır. Bu kullanımı “ihtiyacı olmak” anlamından çok “gerekmek” anlamındadır: Everybody needs to

NEITHER … NOR …

1. “Ne … ne de …” anlamındaki bu yapı, cümle içindeki aynı türdeki kelime ya da ifadelerle kullanılır. Örneğin, He neither ate meat nor fish demek yerine He ate neither meat nor fish denir.