euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

PERMISSIBLE & PERMISSIVE

1. Permissible, “izin verilebilen, müsaade edilen, makul, kabul edilebilir” demektir: Is it permissible to park my car here? (Arabamı buraya park edebilir miyim?)They have agreed on a permissible level for vehicle exhaust

ONE, YOU & THEY

1. İnsanlarla ilgili genelleme yaparken one ya da you kullanılır. Türkçeye “insan” diye çevrildiğine dikkat edin. Ayrıca, cümle edilgen olarak da çevrilebilir: One/You cannot learn a language in six weeks. (İnsan altı haftada dil öğrenemez./Altı

OFFICER & OFFICIAL

1. Officer kelimesi isimdir ve genel olarak üç anlamı vardır: a) Subay My father was an army officer. (Babam, orduda subaydı.) b) Polis memuru Two uniformed officers arrived on the scene quickly. (İki üniformalı

NOW THAT

Now that bağlacı, “…diğine göre, madem (ki)” anlamına gelir. That kelimesi istenirse atılabilir: Now (that) Tom is married, he has become much more responsible. (Tom evlendiğine göre sorumluluğu çok daha arttı.)Now the exams

NOTICEABLE & NOTABLE

1. Noticeable, “dikkati çeken, göze çarpan, gözle görülür, farkedilen” anlamına gelir: This effect is particularly noticeable in younger patients. (Bu etki, özellikle genç hastalarda göze çarpar.)It was noticeable that none of

NEITHER … NOR …

1. “Ne … ne de …” anlamındaki bu yapı, cümle içindeki aynı türdeki kelime ya da ifadelerle kullanılır. Örneğin, He neither ate meat nor fish demek yerine He ate neither meat nor fish denir.

NEED

1. Need, aslında normal bir fiil olup, üçüncü tekil şahısta sonuna –s alır, sorusu ve olumsuzu do ile yapılır. Kendisinden sonra başka bir fiil gelecekse to alır. Bu kullanımı “ihtiyacı olmak” anlamından çok “gerekmek” anlamındadır: Everybody needs to

NEAR (TO)

1. Edat olarak kullanılan ve “yakın, yakınında” anlamına gelen near, tek başına kullanılabildiği gibi to ile de kullanılabilir: We live near (to) the station. (İstasyona yakın oturuyoruz.)I put my bag down near (to) the door.

MARRY & DIVORCE

1. Get married ve marry “evlenmek” demektir. Kiminle evlendiğimizi söylemiyorsak, yani fiilden sonra nesne koymuyorsak get married demek; kiminle evlendiğimizi söylüyorsak, yani fiilden sonra nesne koyuyorsak marry demek daha yaygındır: Sally and Peter got married last month. (Sally

LOUDLY & ALOUD

1. Loudly, “yüksek sesle, bağıra bağıra, gürültülü” anlamındadır: They were talking so loudly I couldn’t hear anything. (Öyle yüksek sesle/bağıra bağıra konuşuyorlardı ki hiçbir şey duyamadım.) 2. Aloud ise daha çok read ve think fiilleriyle kullanılır. “Bağırarak” anlamında