euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

HIGH & TALL

1. İnsanlar, ağaçlar, binalar, kuleler, bacalar, elektrik direkleri gibi şeyler için tall kullanılır: How tall are you? (Boyun kaç?) = How high are you? denmez.There are some beautiful tall trees at the end of our garden.

HELP

1. Help fiili bir başka fiille kullanılacaksa nesne + mastar yapısı kullanılır. Kullanılacak bu mastar to alabilir de almayabilir de: Can you help me (to) find my glasses? (Gözlüğümü bulmamda bana yardımcı olabilir misin?) = Can

HARDLY, SCARCELY & NO SOONER

1. Bu ifadelerin üçü de “…mesiyle …mesi bir oldu, tam …mıştım ki … oldu” anlamına gelir. Çoğunlukla past perfect tense ile kullanılırlar: … hardly... when/before...… scarcely ... when/before ……no sooner… than ... I had hardly/scarcely closed my eyes when the

HAD BETTER

‘…se iyi olur’ anlamına gelen ve tavsiye vermede ya da kişilere ne yapmaları gerektiğini anlatmada kullanılan bu yapı, kendisinden sonra fiilin yalın biçimini alır. Geniş ya da gelecek zamanı kapsar. Had kelimesinden

GOTCHA

1. “Yakaladım seni, elimdesin” anlamındadır: “Gotcha, you little thief!” the shopkeeper cried. (Mağaza sahibi, “Yakaladım seni küçük hırsız!” diye bağırdı.)“Gotcha” shouted Peter, as he jumped out from behind the door

GIMME

Gimme, argoda give me (= bana ver) demektir: Gimme the magazine. (Dergiyi bana ver.)Gimme a minute. (Bana bir dakika ver.)Gimme the book back. (Kitabı bana geri ver.)Gimme some money. (Bana

GET İLE YAPILAN PHRASAL VERB’LER

Konuya girmeden önce, phrasal verb nedir, bunu açıklayayım. Bir fiil ile bir ya da iki preposition’ın yan yana gelmesiyle oluşan deyimlere phrasal verb denir. Ancak fiilin anlam değiştirmesi gerekir. Mesela,

GET

1. (gönderilen bir şeyi) Almak: I got an email from Tim this morning. (Bu sabah Tim’den bir e-posta aldım.) 2. Satın almak: Did you get tickets for the game? (Maç biletlerini aldın

FOREIGNER & STRANGER

Her iki kelime de Türkçeye çevrildiğinde “yabancı” diye çevrilir. Ancak aralarında fark vardır. Foreigner, başka bir ülkeden, başka bir milletten olan kişiye denir: It is difficult for foreigners to feel

FIND & FOUND

Bu iki fiil bazen birbirine karıştırılır. “Bulmak” anlamındaki find fiili düzensiz fiildir ve find-found-found olarak çekilir. İngilizcede ayrıca “kurmak” anlamında found diye de bir fiil vardır ve bu fiil düzenlidir, yani found-founded-founded diye çekilir. I’ve just found a 100-lira note