euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

FICTIONAL & FICTITIOUS

1. Fictional, masallarda, filmlerde ya da oyunlarda geçen ve gerçek olmayan kişi ya da şeyleri anlatır. “Hayalî, kurgusal, kurmaca” anlamına gelir: The film is based on a fictional story set in

FEMALE, FEMININE & EFFEMINATE

1. Female, “kadın …” anlamında bir sıfattır: They chose her as the best female vocalist. (Onu en iyi kadın vokalist olarak seçtiler.) Female, hayvanlar için de kullanılır ve “dişi …” anlamına gelir:

FALL & FELL

Bu iki fiil bazen birbirine karıştırılır. “Düşmek” anlamındaki fall fiili düzensiz fiildir ve fall-fell-fallen olarak çekilir. İngilizcede ayrıca “kesmek” anlamında fell diye de bir fiil vardır ve bu fiil düzenlidir, yani fell-felled-felled diye çekilir. He fell badly and broke his

FAIRLY, QUITE, RATHER & PRETTY

1. Fairly, genellikle sıfatları ve zarfları niteler. Birisi için fairly nice ya da fairly clever derseniz, o kişiyi çok da yüceltmiş olmazsınız. “Fena değil, idare eder” anlamına gelir: How was the film? ~ Fairly good. Not the best one

LISTENING NASIL GELİŞTİRİLİR?

Listening skill denilen dinleme becerisi nasıl geliştirilir? Kulağınızın iyi olması için neler yapılmalıdır? Yabancıları daha iyi anlamanız için hangi teknikler kullanılmalıdır? Tüm bu soruların cevaplarına bu yazımda cevap vermeye çalışacağım.

EXHAUSTED, EXHAUSTING & EXHAUSTIVE

1. Exhausted, “çok yorgun, bitkin, yorgunluktan canı çıkmış, pestil gibi” anlamına gelir: At the end of the day I felt exhausted. (Günün sonunda pestil gibiydim/yorgunluktan canım çıkmıştı.)By the time they reached

EVEN

1. Even, “hatta, bile” anlamındadır: She’s rude to everybody. She’s even rude to the police. (Herkese karşı kabadır. Polise karşı bile kabadır.)He can’t even write his own name. (Kendi adını bile yazamaz.)

ESPECIALLY & SPECIALLY

1. Especially ve specially, temel olarak “özellikle” anlamında kullanılır: It was a very cold house, especially in winter. (Özellikle kışın çok soğuk bir evdi.)I specially liked the blue outfit. (Özellikle mavi kıyafeti beğendim.) 2. Especially, özneden sonra

EITHER … OR …

1. Either… or…, “ya … ya da …” anlamındadır: You can either come with me now or walk home. (Ya benimle şimdi gelebilirsin ya da eve yürüyerek gidersin.)If you want ice-cream, there’s either