euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

EITHER

1. Tekil bir isimle kullanılan either “ikisinden biri, ya bu ya öteki” anlamındadır: Come on Tuesday or Thursday. Either day is OK. (Salı ya da perşembe gel. İki gün de uygun.) = Either days … denmez.She

EFFICIENT & EFFECTIVE

1. Efficient, “verimli, yetenekli, işini bilen, işe yarar” anlamındadır: The hotel’s staff are friendly and efficient. (Otel personeli sıcak kanlı ve işlerini biliyor.)The new machine is far more efficient than the old

ECONOMIC, ECONOMICAL, ECONOMICS & ECONOMY

1. Economic, ekonomi ile ilgili anlamında “ekonomik” demektir: Economic issues (Ekonomi konuları)Economic growth (Ekonomik büyüme)Economic cooperation (Ekonomik işbirliği)The government’s economic policy (Hükûmetin ekonomi politikası) 2. Economical ise, az masraflı, hesaplı anlamında “ekonomik” demektir: What is

DURING & IN

1. Öğrencilere during’in anlamı sorulduğunda çoğunlukla “sırasında, esnasında, süresince” derler. In sorulduğunda ise “içinde” derler. Ancak durum her zaman böyle değildir: We’ll be on holiday during/in August. (Ağustosta tatilde olacağız.) = Ağustos sırasında/esnasında/içinde… diye çevrilmez.I woke up

KİTAPLARIMIN TANITIMI

Bugüne kadar yazdığım tüm kitaplarımın içinden son üç tanesinin tanıtımını yaptığım ve içeriklerini anlattığım videoyu seyredip, kitaplarım hakkında bilgi edinebilirsiniz.

KISALTMALAR & AKRONİMLER

Bu yazımda sizlere, abbreviation denilen kısaltmalardan ve acronym denilen, yani baş harflerden oluşan kelimelerden bahsedeceğim. Bu tür kelimeleri pek çok yerde görüyoruz ama çoğumuz bunların ne anlama geldiğini bilmiyoruz: p.m.

DUNNO

Dunno, argoda kullanılır ve I don’t know (= bilmiyorum) demenin başka bir şeklidir: – Where is Jack? (Jack nerede?)– Dunno. (Bilmiyorum.) – Do you know where you put the remote? (Uzaktan

DUE TO & OWING TO

1. Due to ile owing to, “-den dolayı, … yüzünden; …sayesinde” anlamındadır. Due to, owing to’ya göre daha yaygındır. Due to/owing to ile başlayan ifadeler, cümleden genellikle virgülle ayrılırlar. Ayrıca, her iki ifadeden sonra cümle değil, isim

DRUNK & DRUNKEN

1. Drunk, hem drink fiilinin past participle’ı hem de sıfattır ve “sarhoş, içkili, alkollü” anlamına gelir: He was so drunk that he could barely get his words out. (O kadar sarhoştu ki neredeyse konuşamıyordu.)I’d

DRESS, BE DRESSED IN & GET DRESSED

1. Dress, isim olarak “kadın giysisi, elbise” anlamına gelir: This is the first time I’ve seen you wearing a dress. (Seni elbiseli olarak ilk kez görüyorum.) 2. Dress kelimesinin sayılamayan hâli de vardır. Bu