NEVERTHELESS anlamı ve kullanımı

“Bununla birlikte, yine de, buna rağmen” anlamlarına gelir: It is a difficult race. Nevertheless, about 500 runners participate every year. (Zor bir yarış. Bununla birlikte/yine de/buna rağmen her yıl yaklaşık 500 atlet

NO BIG DEAL

No big deal ifadesi “önemli değil, sorun değil, lafı bile olmaz, abartmaya değmez” anlamlarına gelir. Örnek: A: I accidentally spilled some coffee on your desk, I’m really sorry.B: Don’t worry

NO BIGGIE

“Önemli değil, dert değil, dert etme, kafana takma” anlamlarına gelir. Örnek: You forgot to bring my book, but it’s no biggie, I can grab it later. (Kitabımı getirmeyi unutmuşsun ama

NO CAN DO

“Olmaz, yapamam, imkânı yok, hayatta olmaz, hiç yolu yok” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: I’d love to join you for dinner tonight, but I have a work deadline, so “no

NO CIGAR

“Olmadı, bir dahaki sefere” anlamlarına gelir. Örnek: I almost got the promotion, but it was no cigar; they gave it to someone with more experience. (Terfiyi neredeyse alıyordum ama olmadı;

NO IFS, ANDS OR BUTS

Konuşma dilinde kullanılan bu ifade “amasız, fakatsız, lakinsiz” ya da “aması maması yok” anlamlarına gelir. Örnek: A: I know the project deadline is approaching, but I really can’t work late