euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

DRESS, BE DRESSED IN & GET DRESSED

1. Dress, isim olarak “kadın giysisi, elbise” anlamına gelir:

This is the first time I’ve seen you wearing a dress. (Seni elbiseli olarak ilk kez görüyorum.)

2. Dress kelimesinin sayılamayan hâli de vardır. Bu hâli, a/an ile kullanılmaz ve modern İngilizcede pek yaygın değildir. Kendine has giysi tiplerinde kullanılır:

national dress (millî giysi)
evening dress (gece elbisesi/smokin)
battledress (savaş giysisi)
He looks good in evening dress. (Smokinle yakışıklı görünüyor.) = … in an evening dress denmez.

3. Fiil olarak dress, hem “giyinmek” hem de “giydirmek” anlamına gelir. Undress ise “soyunmak” anlamındadır:

It only takes me five minutes to dress in the morning. (Sabahları giyinmek yalnızca beş dakikamı alıyor.)
Could you dress the children for me? (Benim için çocukları giydirir misin?)
She undressed and got into bed. (Soyunup yatağa girdi.)

Teklifsiz dilde “giyinmek” ve “soyunmak” anlamında get dressed/undressed kullanılır:

Get dressed and come downstairs at once! (Giyinip derhal aşağıya gel!)

Get dressed kullanıldığında, giysilerden söz edilmez. Yani neyi giydiğimizi söylemeyiz. Eğer söyleyeceksek “giymek” için put on, “çıkarmak” için take off kullanılır:

I put on a sweater, but it was so warm that I had to take it off again. (Süveter giydim ama hava öyle sıcaktı ki çıkarmak zorunda kaldım.)

4. Eğer “giymek” kelimesini, askıdan alıp üzerine geçirmek anlamında değil de, söz konusu giysiyi üzerinde taşımak anlamında kullanıyorsak be dressed in kullanırız:

I didn’t recognise him because he was dressed in a dark suit. (Koyu bir takım elbise giydiği için/üzerinde koyu bir takım elbise olduğu için onu tanımadım.) = … dressed with… ya da dressing in… denmez.

She was dressed in orange pyjamas. (Turuncu pijama giyiyordu/Üzerinde turuncu pijama vardı.)

Aynı anlamda be wearing ve özellikle Amerikan İngilizcesinde have on ifadeleri de oldukça yaygındır:

She was wearing orange pyjamas./She had on orange pajamas. (Turuncu pijama giyiyordu/Üzerinde turuncu pijama vardı.)

5. Dress (in) ifadesi, bir kişinin giyim tarzını anlatmak için kullanılır:

She always dresses in green. (Hep yeşil giyer.)
He dresses well. (İyi giyinir.)