euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

FORGET, REMEMBER, REGRET, STOP, TRY & MEAN

Bu fiiller, hem gerund’larla hem de infinitive’lerle kullanılırlar. Ancak, bu kullanımlar arasında anlam farkları vardır. Şimdi bu fiilleri teker teker inceleyelim:

Forget

1. “Geçmişte yapılmış bir işi unutmak” anlamında gerund kullanılır:

A: Why is Gary angry with me? (Gary bana niye kızgın?)
B: Have you forgotten arguing with him two days ago? (İki gün önce onunla tartıştığını unuttun mu?)

I’ll never forget meeting my favourite singer. (En sevdiğim şarkıcıyla tanışmamı asla unutmayacağım.)

2. “Yapılması gereken” ya da “yapılması planlanan” işleri anlatırken infinitive kullanılır:

I was going to visit Max yesterday, but I forgot to visit him. (Dün Max’e gidecektim ama ona gitmeyi unuttum.)
My father always forgets to take his pills. (Babam, ilaçlarını almayı hep unutur.)

Remember

1. “Geçmişte yapılmış bir işi hatırlamak” anlamında gerund kullanılır:

I still remember buying my first bike. (İlk bisikletimi alışımı hâlâ hatırlarım.)
She is so old that she doesn’t remember signing a contract. (O kadar yaşlı ki bir sözleşme imzaladığını hatırlamıyor.)

2. “Yapılması gereken” ya da “yapılması planlanan” işleri anlatırken infinitive kullanılır:

remembered to do the shopping. (Alışveriş yapmayı unutmadım.)
Remember to fetch our guest from the airport tomorrow. (Misafirimizi yarın havalimanından getirmeyi unutma.)

Regret

1. “Geçmişte yapılmış bir işten dolayı duyulan pişmanlığı” anlatmak için gerund kullanılır:

The boss regrets firing the sales manager. (Patron, satış müdürünü kovduğu için pişman.)
regret offending my best friend. (En iyi arkadaşımı gücendirdiğim için pişmanım.)

2. Karşı tarafa üzücü ya da olumsuz bir haber verileceği zaman infinitive kullanılır:

We regret to inform you that you couldn’t get a passing grade. (Geçer not alamadığınızı üzülerek bildiririz.) 
We regret to say that we are unable to help your company. (Şirketinize yardımcı olamayacağımızı üzülerek bildiririz.)

Stop

1. Yapmakta olduğumuz bir işi bırakmak için gerund kullanılır:

I’ve stopped smoking. (Sigarayı bıraktım.)
When the teacher entered the classroom, the students stopped talking. (Öğretmen sınıfa girince öğrenciler konuşmayı kesti.)

2. “Bir işi yapmak için durmak” anlamında infinitive kullanılır:

They stopped to take some photos. (Fotoğraf çekmek için durdular.)
We stopped to watch the wonderful view. (Harika manzarayı seyretmek için durduk.)

Try

1. “Bir işi yapmaya çalışmak, yapmak için çabalamak” anlamında infinitive kullanılır:

He is trying to learn Chinese. (Çince öğrenmeye çalışıyor.)
tried to open the door. (Kapıyı açmaya çalıştım.)

2. “Bir yöntemin işe yarayıp yaramayacağını” anlatmak için gerund kullanılır ve bu kullanımda try, “denemek” anlamına gelir:

tried unlocking the door with my knife, but it didn’t work. (Kapıyı bıçağımla açmayı denedim ama işe yaramadı.)
tried taking a painkiller, but it didn’t work. (Ağrı kesici almayı denedim ama işe yaramadı.)

Mean

1. “… anlamına gelmek, … demek” anlamında gerund kullanılır:

Closing the factory means putting many people out of work. (Fabrikayı kapatmak, birçok kişiyi işsiz bırakmak demektir.)
Being a father means having a lot of responsibilities. (Baba olmak, çok sorumluluk taşımak anlamına gelir.)

2. “Niyet etmek, kastetmek, istemek” anlamında infinitive kullanılır:

I didn’t mean to hurt you. (Seni kırmak istemedim.)
I didn’t mean to step on your foot. (Ayağınıza isteyerek basmadım.)