euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

SUBSTITUTION DRILL

İngilizce konuşmanızı (speaking) geliştirmek için kullanılan yöntemlerden biridir. İngilizcedeki herhangi bir yapıyı ele alın. Bu yapıdaki belli kelimeleri değiştirerek yeni cümleler kurun. Bu alıştırmayı sözlü olarak yapmanız, konuşma becerinizi geliştirmede

SUCH … THAT

1. “Öyle … ki, o kadar … ki” anlamında iki yapı öne çıkar. Bunlardan birisi so … that yapısıdır. Bu yapıda so ile that arasında sıfat ya da zarf kullanılır: The road surface became so hot that

TAKE FİİLİ VE PHRASAL VERBS

Düzensiz bir fiil olan take fiili, take-took-taken olarak çekilir. En önemli anlamları aşağıda verilmiştir: 1. Almak I took your ruler by mistake. (Cetvelini yanlışlıkla aldım.)Did you take any money out of my wallet? (Cüzdanımdan

TELAFFUZ HATALARI (I)

Above Acquaintance Admirable Advantage = advantageous Advocate (noun & verb) Aisle Among Answer Anxious Apricot April Archive Awry Ballet Baseball Basic Beach & bitch Because Bear & beer Beloved Bomb

TELAFFUZ HATALARI (II)

Above Acquaintance Admirable Advantage = advantageous Advocate (noun & verb) Aisle Among Answer Anxious Apricot April Archive Awry Ballet Baseball Basic Beach & bitch Because Bear & beer Beloved Bomb

TELLEM

Tellem ya da tell’em, argoda tell them (= söyle onlara) demektir: Tellem to go away. (Söyle onlara gitsinler.)Tell’em to wait for us. (Söyle onlara bizi beklesinler.)Tellem not to shout. (Söyle onlara

THE

1) The, daha önce sözü edilen ya da karşı tarafça zaten bilinen kişi ya da şeyleri anlatırken kullanılır. Genellikle ‘hangisini/hangilerini kastettiğimi biliyorsun’ anlamına gelir: Have you locked the door?Kapıyı kilitledin mi?

THE REST

1. The rest, “geri(ye) kalan” anlamındadır: We only use three rooms. The rest of the house is empty. (Sadece üç odayı kullanıyoruz. Evin geri kalanı boş.) 2. “Geriye kalan, artan, artık”

THERE IS & THERE ARE

1. Türkçede “vardır” anlamında kullanılan bir yapıdır. Sayılabilen tekil isimlerle ve sayılamayan isimlerle there is, çoğul isimlerle there are kullanılır: There is a computer on the desk. (Masada bir bilgisayar var.) = sayılabilen tekil isim.There is

THERE IS/ARE & HAVE

Türkçede “var” yüklemi ile biten cümleleri kurarken dikkatli olmak gerekir: 1. Fiziksel olarak bir yerde “var” anlamında cümle kuruyorsak there is ya da there are kullanılır: There is a suitcase in the corner of

THROUGH

a) (tünel, orman, boru, hortum, vs.) –den geçerek, arasından, -den, -dan: We drove through a tunnel. (Tünelden geçtik.)They walked slowly through the woods. (Yavaş yavaş ormandan geçtiler.)The path climbs steeply through the

TOO & ENOUGH

TOO ‘Çok, aşırı, fazla’ anlamlarına gelen too sözcüğü, too+sıfat/zarf yapısında ‘…mayacak kadar …’ anlamında farklı kullanılır. Yapının arkasından to ve gerekli fiilin yalın hâli gelir. Cümle olumlu kurulur ama anlamda olumsuzluk vardır: The coffee is too

TRAVEL, JOURNEY, TRIP & VOYAGE

1. “Gezi, seyahat, yolculuk” anlamlarına gelen bu kelimeler içinde travel, en genel anlamda kullanılan olandır ve sayılamayan bir isimdir: My interests are music and travel. (İlgi alanlarım, müzik ve seyahattir.) Bu kelimenin çoğul

ULUSLARARASI FONETİK SEMBOLLER

İngilizce-İngilizce sözlüklerde, kelimelerin yanlarında gördüğünüz sembollere uluslararası fonetik semboller denir. Bu semboller belli seslere eşittir. Bu sembollerin denk geldiği sesleri bilirseniz, o güne kadar telaffuzunu bilmediğiniz kelimeleri doğru okuyabilirsiniz. Aşağıda,

USED TO & BE USED TO

Türkçeye “eskiden -erdi, -irdi” olarak çevrilebilen bu yapı, eskiden yapılan ya da doğru olan ancak şu anda yapılmayan ya da geçerli olmayan durumlarda kullanılır: He used to smoke a pipe.

WAKE, AWAKE, WAKEN & AWAKEN

1. Wake, düzensiz bir fiil olup (wake, woke, woken) bu dört fiil içinde en çok kullanılan fiildir. “Uyanmak” ya da “uyandırmak” anlamına gelir. “Uyanmak” anlamında çoğunlukla up ile birlikte kullanılır: I woke up three times

WANNA

Wanna, “want to” ya da “want a(n)” yerine kullanılır. Standart dışı bir kullanımdır: Do you wanna swim now? = Do you want to swim now? (Şimdi yüzmek mi istiyorsun?)I wanna

WEAR, PUT ON & GET DRESSED …

İngilizcede “giymek, giyinmek, takmak vs.” anlamlarında kullanılan ve birbirine karıştırılan bazı fiilleri inceleyelim: Wear: a) “Giymek” demektir. Cümlede giysi söyleniyorsa kullanılır. Söz konusu giysi üzerinizdedir: He was wearing a new

WHATEVER, WHOEVER, WHENEVER

Noun clause’larda sonu -ever ile biten kelimeler (whatever, whichever, whoever, whomever, however, whenever, wherever) kullanılabilir. Bunlardan whatever “her ne” anlamına gelir: The team has promised their supporters that they will do whatever it takes to win. (Takım, kazanmak için ne gerekiyorsa yapacaklarına dair taraftarlarına söz verdi.) Think twice and don’t

WILL HAVE TO

Have to, zorunluluk anlatır: I have to get a new passport. (Yeni bir pasaport almam lazım.) Will, gelecek zamanı anlatır: I will get a new passport. (Yeni bir pasaport alacağım.) Eğer hem zorunluluk