euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

AS, BECAUSE, SINCE & FOR

Bu dört kelime, bir şeyin nedeninden söz ederken kullanılır. “-den dolayı, … yüzünden” anlamlarına gelirler. Kullanımlarında farklılıklar vardır: As & since Eğer sözü edilen neden, dinleyen/okuyan tarafından biliniyorsa ya da bu

AS, WHEN & WHILE

Aynı anda olan olayları anlatmak için “…irken” anlamında as, when ya da while kullanılabilir. Ancak aralarında farklılıklar vardır: 1. Bu üç kelime de, aynı anda olan iki olaydan süreklilik anlatanını ifade etmek için kullanılır:

ASK & ASK FOR

1. Ask for “istemek” anlamına; ask ise “sormak” ya da “rica etmek” anlamına gelir: Don’t ask me for money. (Benden para isteme.) = Don’t ask me money denmez.Don’t ask me my name. (Bana adımı

AT ALL

1. At all, olumsuz bir cümleyi vurgulamak için kullanılır. “Hiç mi hiç” anlamına gelir: I didn’t understand anything at all. (Hiç mi hiç anlamadım. / Hiçbir şey anlamadım.)  2. At all, aynı

AT FIRST & FIRST

1. Anlam bakımından benzeseler de, kullanım açısından farklıdırlar. At first, “önceleri, başlangıçta, başta” demektir ve çoğunlukla ardından but kelimesi gelir: At first they were very happy, but then things started going wrong. (Başta

BATH & BATHE

1. Bath Bu kelimenin telaffuzu: bath /bɑ:θ/,   bathing /’bɑ:θıŋ/,   bathed /bɑ:θt/ Bu fiil, Amerikan İngilizcesinde kullanılmaz. “Yıkamak” ve “yıkanmak” anlamına gelir: It’s your turn to bath the baby. (Bebeği yıkama sırası sende.)I don’t think he baths very

BE ABLE TO

1. Türkçeye ‘-ebilir’ olarak çevrilen bu yapı, kimi yönlerden ayrılsa da can yapısına benzer. Be, geniş zamanda am , is, are olarak özneye göre çekilir: The answering machine is able to store messages that are

BE ALLOWED TO

Bir şeyi yapmaya “izin var” anlamındadır. Daha çok olumsuz cümlelerde “izin yok” anlamında kullanılır: I’m not allowed to drive my dad’s car. (Babamın arabasını kullanmama izin yok.)We are not allowed to smoke

BE SUPPOSED TO

Anlam olarak should’a yakın olan bu yapı, kurallara ya da yasalara göre ne yapılması gerektiğini ya da olması beklenen şeyleri anlatmada kullanılır. Geniş zamanda am/is/are supposed to olarak kullanılırken, geçmiş zamanda was/were supposed to olarak

BE TO

Cümlenin öznesine göre am to, is to, are to, was to, were to olarak değişen bu yapının kullanım yerleri şöyledir: 1. Gelecekte planlanmış durumlarda: The Queen is to visit Spain next month.

BE USED TO

1. “Alışkın olmak, alışık olmak” anlamındadır: I’ve lived in Istanbul for ten years now, so I’m used to the noise. (On yıldır İstanbul’da oturuyorum, bu yüzden gürültüye alışığım.)At the beginning I

BEAT & WIN

1. Düzensiz bir fiil olan win (win-won-won), maç, oyun, yarış, savaş, tartışma, ödül, para vs. “kazanmak” anlamındadır: My girlfriend usually wins when we play poker. (Poker oynadığımızda genellikle kız arkadaşım kazanır.) 

BECAUSE & BECAUSE OF

1. Because, bir bağlaçtır. Dolayısıyla kendisinden sonra bir cümlecik (clause) gelmelidir. Bu anlamda “çünkü” diye değil, “-den dolayı, -diği için” diye çevrilir. Because of’dan sonra ise isim ya da zamir gelmelidir: The game

BEFORE

1. Before kelimesinin ilk anlamı “(daha) önce” demektir. Fakat bu anlamdaki kullanımına ve dolayısıyla kullanılacak zamana (tense) dikkat etmek gerekir. Eğer “bugünden geriye doğru” anlamında “önce” diyorsak ve olayın “ne kadar önce” meydana geldiğini

BEGIN & START

1. Begin ve start fiillerinin ikisinin de anlamı “başlamak”tır: I began/started teaching when I was 23. (23 yaşındayken öğretmenliğe başladım.)If Sally doesn’t come soon, let’s begin/start without her. (Sally yakında gelmezse onsuz başlayalım.) 2.

BELOW, UNDER, UNDERNEATH & BENEATH

1. Below ve under, “-in altında” demektir: Look in the cupboard below/under the sink. (Eviyenin altındaki dolaba bak.) 2. Eğer bir şey başka bir şeyin tam altında değilse below, tam altında ise under tercih edilir:  The

BESIDES, EXCEPT & APART FROM

1. Besides, “-den başka, ayrıca, ilaveten” demektir: Besides the violin, he plays the piano and the flute. (Kemandan başka piyano ve flüt çalar.) 2. Except, “hariç, dışında” demektir: I like all musical

BET

1. Bet, düzensiz bir fiildir (bet – bet – bet). 2. I bet (you), “eminim ki, bahse girerim ki, görürsün” anlamındadır. That, genellikle kullanılmaz: I bet you the train will be late. (Eminim ki/Bahse

BETWEEN & AMONG

1. İki şey ya da iki kişi arasında between kullanılır: She was sitting between Tom and Mike. (Tom ile Mike arasında oturuyordu.) Between, mesafeler ile ilgili de kullanılır: Trains running between Liverpool

BIG, LARGE & GREAT

1. Somut isimlerle çoğunlukla big ve large kullanılır. Big, teklifsiz dilde çok yaygındır: This shirt isn’t big enough. (Bu gömlek yeterince büyük değil.)Theirs is a large house, situated near the river. (Onlarınki, nehrin kenarında büyük