euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

* Karşımızdaki kişi ya da kişilere söylenen emir cümleleri, sadece “emir” vermek için değil aynı zamanda birisine bir şey yapmasını söylemek, ricada bulunmak, yol tarif etmek, yemek tarif etmek için de kullanılır. Türkçede emir cümleleri üç biçimde söylenir. Mesela gitmek fiilini ele alalım: git, gidin, gidiniz. “Git”, sert bir ifade iken, “gidin” ve “gidiniz” daha yumuşak ve nazik ifadelerdir. İngilizcede bu farkı vermek için please kelimesi kullanılsa da, asıl nezaketi ses tonumuz belirler. İngilizcede emir cümleleri, söz konusu fiilin cümle başına yalın hâlde getirilmesiyle yapılır:

Close the window. [Pencereyi kapat(ın).] 
Please come on time. [Lütfen zamanında gel(in).]
Turn left, please. [Sola dön(ün) lütfen.]

* Emir cümlelerini olumsuz yapmak için cümle başına do not ya da don’t konur. Fiil yine yalın hâldedir:

Do not/Don’t be late. [Geç kalma(yın).] 
Do not/Don’t forget to call your father. [Babanı(zı) aramayı unutma(yın).]
Do not/Don’t lean out of the window. [Pencereden sarkma(yın.)]

Don’t yerine never kelimesi de kullanılabilir. Bu durumda cümleye “sakın” anlamı verilmiş olur:

Never eat that fish. (Sakın o balığı yeme.)
Never go there again. (Sakın oraya bir daha gitme.)

* Emir cümlelerinin karşımızdaki kişi ya da kişilere söylendiğini belirtmiştik. Peki üçüncü şahıslara da emir cümlesi kullanılabilir mi? Mesela, “Beklesin.” nasıl denir? Bu durumda let ve tell fiilleri kullanılır: 

Let him wait. (Beklesin.)
Tell him to wait. (Beklesin.)

* Emir cümlelerinde normalde özne olmaz, doğrudan fiil kullanılır. Ancak, cümle başında bir isim ya da zamir de kullanılabilir. Fiil yine yalın hâldedir. Böylece, sözü kime söylediğimiz netlik kazanır:

Peter help me. (Peter bana yardım et.)
Somebody answer the phone. (Biri telefona baksın.)

* Emir cümlelerinde or kelimesi kullanılırsa “yoksa” anlamı verilmiş olur:

Shut up or I’ll lose my temper. (Kes sesini yoksa tepemin tası atacak.)