euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

1. Need, aslında normal bir fiil olup, üçüncü tekil şahısta sonuna –s alır, sorusu ve olumsuzu do ile yapılır. Kendisinden sonra başka bir fiil gelecekse to alır. Bu kullanımı “ihtiyacı olmak” anlamından çok “gerekmek” anlamındadır:

Everybody needs to rest sometimes. (Herkesin bazen dinlenmesi gerekir.)
Do we need to reserve seats on the train? (Trende yer ayırtmamız gerekir mi?)

2. Need aynı zamanda yardımcı bir fiildir ve bu durumda üçüncü tekil şahısta sonuna –s almaz, sorusu ve olumsuzu do ile yapılmazBu kullanımda kendisinden sonra bir fiil geldiğinde to almaz. Bu durumdaki anlamı yine “gerekmek”tir:

She needn’t reserve a seat__there’ll be plenty of room. (Yer ayırtmasına gerek yok__çok yer var.)

Bu kullanımı temel olarak olumsuz cümlelerde kullanılır. Ancak if ve olumsuzluk ifade eden yapılarla birlikte sorularda da kullanılır:

You needn’t fill in a form. (Form doldurmanıza gerek yok.)
Need I fill in a form? (Form doldurmama gerek var mı?)
I wonder if I need fill in a form. (Form doldurmama gerek var mı acaba?)
This is the only form you need fill in. (Bu, doldurmanız gereken tek form.)

Bu kullanım daha çok İngiliz İngilizcesinde yaygındır. Amerikan İngilizcesinde have to / don’t have to yapıları tercih edilir.

Need’in bu kullanımları, genel anlamda bir gereklilikten söz ederken kullanılmaz. Daha çok o anda ortaya çıkan gereklilik için kullanılır:

It’s OK- You needn’t / don’t need to pay for that phone call. (Önemli değil__bu telefon konuşması için para ödemenize gerek yok.)
You don’t need to pay for emergency calls in most countries. (Çoğu ülkede acil aramalar için para ödemenize gerek yoktur.) You needn’t pay for … denmez.

3. Gelecek zamanla ilgili kararlardan söz ederken need’in geniş zaman hâli kullanılır:

Need I come in tomorrow? (Yarın gelmeme gerek var mı?)
Tell her she doesn’t need to work tonight. (Bu gece çalışmasın./Söyle ona bu gece çalışmasına gerek yok.)

Will need to… yapısı, gelecekteki gereklilikten ve gelecek için tavsiyede bulunurken kullanılır: 

We’ll need to repair the roof next year. (Çatıyı seneye onarmamız gerekecek.)
You’ll need to start work soon if you want to pass your exams. (Sınavlarını geçmek istiyorsan hemen çalışmaya başlaman gerekecek.)
You’ll need to fill in this form before you see the inspector. (Müfettişi görmeden önce bu formu doldurmanız gerekecek.)

4. Need fiilinden sonra -ing almış bir fiil gelirse edilgen bir anlam söz konusudur:

That sofa needs cleaning again. (Şu kanepenin yine temizlenmesi gerekiyor.) = … needs to be cleaned …

Need + nesne + …ing ya da past participle yapısı da bazı durumlarda mümkündür:

She needs her hair washed/washing. (Saçının yıkanması gerekir.)

5. Need not have done ifadesi, bir işin gereksiz yere yapıldığını anlatır:

You needn’t have woken me up. I don’t have to go to work today. (Beni uyandırmana gerek yoktu. Bugün işe gitmek zorunda değilim.)
I needn’t have cooked so much food. Nobody was hungry. (Bu kadar yemek yapmama gerek yokmuş. Kimse aç değildi.)

Diğer taraftan, did not need to do ifadesi, “-mek zorunda kalmamak” anlamındadır. Karşılaştıralım:

I needn’t have watered the flowers. Just after I finished, it started raining. (Çiçekleri sulamama gerek yokmuş. Tam (sulamayı) bitirdikten sonra yağmur başladı.)

It started raining, so I didn’t need to water the flowers. (Yağmur başladı da çiçekleri sulamak zorunda kalmadım.)

Need never have… ifadesi, need not have ifadesinin daha vurgulu biçimidir:

I need never have packed all that suncream__it rained every day. (Bu kadar güneş kremini yanıma almama gerek yokmuş__her gün yağmur yağdı.)

6. Need not ya da do not need to, “-e gerek yok” anlamında iken, must not “yapmamalısın” anlamındadır:

You needn’t tell Jennifer__she already knows. (Jennifer’a söylemene gerek yok__zaten biliyor.)
You mustn’t tell Margaret__I don’t want her to know. (Margaret’a söylememelisin__Onun bilmesini istemiyorum.)

7. Need not, “öyle olmasına gerek yok, yok canım” anlamındadır:

She looks quite ill. I’m sure it’s flu.__It needn’t be, maybe she’s just over-tired. (Çok hasta görünüyor. Kesin griptir. __Yok canım, belki de sadece aşırı yorgundur.)