euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

QUANTIFIERS (IV) all, whole, none, half

Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde all, whole,none ve half kelimelerini inceleyeceğiz.

All: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. “Hepsi, bütün” anlamına gelir:

All horses are animals. (Bütün atlar hayvandır.)
All the people I invited are coming. (Davet ettiğim bütün insanlar geliyor.)
He has lost all his money. (Bütün parasını kaybetti.) 

All of biçiminde de kullanılır:

Have you drunk all of the milk? (Sütün hepsini içtin mi?)
All of this money is mine. (Bu paranın hepsi benim.)
All of us want to live here. (Hepimiz burada yaşamak istiyoruz.)

Whole: Daha çok sayılabilen tekil isimlerle kullanılır. “Bütün, tüm” anlamına gelir:

The whole family will be here soon. (Tüm aile yakında burada olacak.)
We spent the whole day watching TV. (Tüm günü televizyon seyrederek geçirdik.)
The whole country mourned his death. (Tüm ülke onun ölümünün yasını tutu.)

None: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. Kendisinden sonra bir isim geliyorsa of ile kullanılır. Eğer kullanılan isim çoğulsa, cümlenin ana fiili tekil de olur çoğul da olur. Eğer isim sayılamayan isimse, ana fiil zaten tekil olur. Cümle olumlu olarak kurulur, çünkü none cümleye zaten olumsuz anlam katar. “Hiçbiri, hiç” anlamına gelir:

None of these cars work/works. (Bu arabaların hiçbiri çalışmıyor.)
None of these books is/are suitable for children. (Bu kitapların hiçbiri çocuklar için uygun değil.)
None of this money belongs to you. (Bu paranın hiçbiri sana ait değil.)  

Half: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem sayılabilen tekil isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. Kendisinden sonra bir isim geliyorsa of ile de kullanılabilir. “Yarısı” anlamına gelir:

Half (of) this money is mine. (Bu paranın yarısı benim.)
Half (of) the film was censored. (Filmin yarısı sansürlenmişti.)
Half (of) the books were on the shelf. (Kitapların yarısı raftaydı.)