euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

1. Still kelimesinin ilk akla gelen anlamı “hâlâ”dır:

She’s still asleep. (Hâlâ uyuyor.)
Is it still snowing? (Hâlâ kar yağıyor mu?/Hâlâ mı kar yağıyor?)
We were still cleaning the house when the guests started to arrive. (Misafirler gelmeye başladığında biz hâlâ evi temizliyorduk.)
The car’s doors were locked, but the motor was still running. (Arabanın kapıları kilitliydi ama motor hâlâ çalışıyordu.)

2. “Yine de, buna rağmen” anlamına da gelir:

We knew we wouldn’t win the game, but it was still exciting! (Maçı kazanamayacağımızı biliyorduk ama (maç) yine de heyecanlıydı!)
I hadn’t seen him for 20 years. Still, I recognized him immediately when I saw him. (Onu 20 yıldır görmemiştim. Yine de/Buna rağmen görünce hemen tanıdım.)

3. Sıfat olarak “durgun, sakin, esintisiz” anlamı da vardır:

By 11, the streets were quite still. (Saat 11’e kadar caddeler oldukça sakindi.)
A still muggy evening (Esintisiz boğucu bir akşam)