euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

TRAVEL, JOURNEY, TRIP & VOYAGE

1. “Gezi, seyahat, yolculuk” anlamlarına gelen bu kelimeler içinde travel, en genel anlamda kullanılan olandır ve sayılamayan bir isimdir:

My interests are music and travel. (İlgi alanlarım, müzik ve seyahattir.)

Bu kelimenin çoğul hâli de zaman zaman kullanılır:

He wrote a book about his travels in the Alps. (Alpler’deki seyahatleriyle ilgili bir kitap yazdı.)

2. Journey, bir yere yapılan tek seferlik bir gezidir:

Did you have a good journey? (Yolculuğunuz iyi geçti mi?) Did you have a good travel? denmez.
I met Susan on my last journey to Spain. (Susan’ı İspanya’ya yaptığım son gezi sırasında tanıdım.) = … my last travel denmez.

3. Trip, daha çok iş ya da eğlence amacıyla gidilmiş bir geziyi anlatır:

I’m going on a business trip next week. (Haftaya iş gezisine çıkıyorum.)
John’s school is organising a skiing trip to the Alps. (John’un okulu, Alpler’e bir kayak gezisi düzenliyor.)

Şu iki cümleyi karşılaştıralım:

How was your journey? ~ The train broke down. (Yolculuğunuz nasıldı? ~ Tren bozuldu.)
How was your trip? ~ Successful. (Geziniz nasıldı? ~ Başarılı.)

Ayrıca, çok ciddi bir amacı olan, çok zorlu geçen ya da çok uzun süren yolculuklar için trip kelimesi pek kullanılmaz:

In 1863 the President travelled to Dakota to make peace with the Indians. (1863’te başkan, kızılderililerle barış yapmak için Dakota’ya gitti.) = … made a trip to Dakota … denmez.

Amundsen made his journey to the South Pole in 1911. (Amundsen, 1911’de güney kutbuna seyahat etti.) = Amundsen made his trip to the South Pole … denmez.

4. Voyage ise deniz yolculuğudur:

The ship sank on its maiden voyage. (Gemi ilk seferinde battı.)
An around-the-world voyage (Gemi ile dünya seyahati)