PUBLIC GOOD
“Kamu yararı” anlamına gelir. Örnek: He donated his inheritance to a foundation that invests in projects for the public good. (Mirasını, kamu yararına projelere yatırım yapan bir vakfa bağışladı.)
SPEAKING OF WHICH
“Bu arada, yeri gelmişken” anlamlarına gelir. Örnek: I can’t believe how quickly time flies. Speaking of which, isn’t your birthday coming up soon? (Zamanın ne kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum. Bu
SUGAR-COAT
Sevimsiz bir olayı daha çekici hâle getirmek için kullanılan bu kelime “allayıp pullamak” anlamına gelir: Örnek: The manager didn’t sugar-coat the bad news; he told us straight that layoffs were
THERE’S NO GOING BACK
“Geri dönüşü yok” anlamındadır. Örnek: Once you have made this decision, there will be no going back. (Bu kararı verdikten sonra bunun geri dönüş olmaz.)
TOTAL A CAR
Bir aracı, “hurdaya çevirmek, pert etmek” anlamlarına gelir: Örnek: She totalled her brand-new car while trying to avoid a squirrel. (Bir sincaptan kaçmaya çalışırken yepyeni arabasını hurdaya çevirdi/pert etti.)