IF YOU KNOW, YOU KNOW

“Bilen bilir, anlayan anladı” anlamına gelir. Örnek: That little café on the corner makes the best croissants-if you know, you know. (Köşedeki küçük kafe en iyi kruvasanları yapıyor-bilen bilir.)

IN YOUR FACE!

“Bu da sana kapak olsun!” anlamına gelir. Örnek: She finally beat her brother at chess and declared, “In your face!” (Sonunda kardeşini satrançta yendi ve “Bu da sana kapak olsun!”

IT NEVER FAILS

“Hiç şaşmaz” anlamına gelir. Örnek: It never fails that whenever I wash my car, it rains the next day. (Hiç şaşmaz, ne zaman arabamı yıkasam ertesi gün yağmur yağar.)

MUST-SEE

“Mutlaka görülmesi gereken” anlamına gelir. Örnek: If you’re visiting Istanbul, the historic peninsula is a must-see for its unique architecture. (İstanbul’u ziyaret ediyorsanız tarihî yarımada eşsiz mimarisiyle mutlaka görülmesi gereken

MY CARD IS MAXED OUT

“Kartımın limiti dolmuş” anlamına gelir. Örnek: I can’t afford any more online shopping right now since my credit card is maxed out. (Kredi kartımın limiti dolduğu için şu anda internetten

ON THE ARM

On the arm deyimi, bir şey size ücretsiz ikram edildiğinde kullanılır. Örnek: The bartender gave the regular customers a few drinks on the arm. (Barmen, müdavimlere içki ikram etti.)