euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

USED TO & BE USED TO

Türkçeye “eskiden -erdi, -irdi” olarak çevrilebilen bu yapı, eskiden yapılan ya da doğru olan ancak şu anda yapılmayan ya da geçerli olmayan durumlarda kullanılır:

He used to smoke a pipe. (Eskiden pipo içerdi.) = ama şimdi içmiyor.
Aunt Betty used to live in Belgium. (Betty Hala eskiden Belçika’da otururdu.) = ama artık orada oturmuyor.
She used to like cats but one attacked her and she doesn’t any more. (Eskiden kedileri severdi ama kedinin biri ona saldırdı ve o da onları artık sevmiyor.)

Olumsuz biçimi usedn’t to ya da used not to olarak varsa da günümüzde didn’t use to tercih edilir:

I didn’t use to like her. (Onu sevmezdim.)
You didn’t use to like cream. (Krema sevmezdin.)

Soru biçiminde ise, yaygın olarak did … use to kullanılır:

Did you use to play football at school? (Okuldayken futbol oynar mıydın?)
Did you use to work in banking? (Eskiden bankacılık sektöründe mi çalışıyordun?)
Didn’t he use to listen to the news on television? (Televizyonda haberleri dinlemez miydi?)

Used to, geçmiş zamanı anlatsa da bütün geçmiş zaman cümlelerinde kullanılamaz. Geçmişte belirli bir zamanda yapılanı, bunun ne kadar sürdüğünü ya da kaç kez yapıldığını anlatırken kullanılmaz:

I worked very hard last year. (Geçen yıl çok çalıştım.) = I used to work … denmez.
I lived in İzmir for five years. (Beş yıl İzmir’de oturdum.) = I used to live … denmez.
I went to Italy three times last year. (Geçen yıl üç kez İtalya’ya gittim.) = I used to go … denmez.

USED TO & BE USED TO

Used to’nun, be used to ile hiçbir bağlantısı yoktur. Be used to “alışık olmak” demektir ve ardından fiil gelecekse –ing (gerund) şeklinde gelir:

I am used to working with old people. (Yaşlı insanlarla çalışmaya alışığım.)