euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

1. ‘Tercih etmek’ anlamındadır ve fiilin yalın biçimiyle kullanılır. Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek anlamında than ile kullanılır ve than kelimesinden sonra fiilin yalın hâli gelir:

I would rather walk than take a bus. (Otobüse binmektense yürümeyi tercih ederim.)
I’d rather go to the cinema than watch TV at home. (Evde televizyon seyretmektense sinemaya gitmeyi tercih ederim.)

2. Bu yapının olumsuz hâli would rather not olarak kullanılır:

I’d rather not go out tonight. (Bu gece dışarı çıkmayı tercih etmiyorum/çıkmak istemem.) I wouldn’t rather … denmez.

3. Kendisinden sonra geçmiş zamanda (simple past tense) bir cümle ile  geniş ve gelecek zamanı ifade eder:

I’d rather you told me the truth. (Bana doğruyu söylemeni tercih ederim/Keşke bana doğruyu söylesen.)
Would you rather I closed the window? (Pencereyi kapatmamı ister misin?)
I’d rather you didn’t turn the radio on. (Radyoyu açmamanı isterim/tercih ederim./Bana kalsa radyoyu açma.)

4. Kendisinden sonra past perfect tense kullanılarak geçmiş zaman anlatılır:

I’d rather I hadn’t bought the car. (Keşke arabayı almasaydım.)
I’d rather you hadn’t done that. (Onu yapmamanı tercih ederdim./Keşke onu yapmasaydın.)