euzbay@gmail.com

euzbay@gmail.com

+90 532 315 43 84

+90 532 315 43 84

SINAVLARDA ÇIKAN SIFATLAR (A)

TOEFL, YDS, IELTS ve Proficiency sınavlarında en çok çıkan ve A ile başlayan sıfatlar: abandoned / terkedilmiş The number of abandoned pets has doubled. (Terkedilmiş evcil hayvanların sayısı ikiye katlandı.)

TAKE FİİLİ VE PHRASAL VERBS

Düzensiz bir fiil olan take fiili, take-took-taken olarak çekilir. En önemli anlamları aşağıda verilmiştir: 1. Almak I took your ruler by mistake. (Cetvelini yanlışlıkla aldım.)Did you take any money out of my wallet? (Cüzdanımdan

ED or ING SIFATLARI

İngilizcede bazı fiillerin -ing almış hâlleri ile past participle hâlleri sıfat görevi görür. Mesela, interesting ve interested sıfatları interest fiilinden türemiştir. Öncelikle bu fiilleri ve doğru anlamlarını bilmek gerekir. Aşağıda

CAUSATIVE

Türkçede “ettirgen” yapı denilen causative, bir işi kendimiz yapmayıp başkasına yaptırıyorsak kullanılır. Mesela, “saçımı kestirdim, arabayı yıkattım, evi boyattık” gibi cümleleri biz kendimiz yapmayıp başkasına yaptırırız. Causative yapı, temel olarak have ve get fiilleriyle yapılır. Bu yapının

İNGİLİZCE İÇİN YURT DIŞINA GİTMEK

İngilizce öğrenenler ile birçok velinin kafasında, İngilizcenin Türkiye’de öğrenilemeyeceği ve yurtdışına gitmenin tek çözüm olduğu önyargısı vardır. Yurtdışına gitmek elbette yararlıdır ve kimse aksini iddia edemez. Ancak bazı gerçekleri de

WOULD RATHER

1. ‘Tercih etmek’ anlamındadır ve fiilin yalın biçimiyle kullanılır. Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek anlamında than ile kullanılır ve than kelimesinden sonra fiilin yalın hâli gelir: I would rather walk than take

WORTH

1. Worth, “… değerinde, -e değer” anlamındadır: The painting is probably worth thousands of dollars. (Tablo, muhtemelen binlerce dolar eder/değerinde.)The house is worth about $100.000. (Ev, yaklaşık 100.000 dolar eder.)Shall I

WITH

With kelimesinin ilk akla gelen anlamı elbette “ile”dir. Ancak with, birçok farklı biçimde ve anlamda da kullanılır: 1. İnsanların duygularını anlattığı birçok ifadede kullanılır: My father was trembling with rage. (Babam öfkeden titriyordu.)Annie

WILL HAVE TO

Have to, zorunluluk anlatır: I have to get a new passport. (Yeni bir pasaport almam lazım.) Will, gelecek zamanı anlatır: I will get a new passport. (Yeni bir pasaport alacağım.) Eğer hem zorunluluk