TENSES İngilizcede zamanlar

İngilizcedeki tüm tense’leri (zamanları) öğrenmek, sadece bu tense’lerin formüllerini öğrenmek demek değildir. Formül ezberlemek hiçbir işinize yaramaz. Onun yerine, tense mantığını öğrenmeli ve tense’lerin birbirine geçişlerini bilmelisiniz. Bu yazımda bu

THAT WILL BE THE DAY

Karşı tarafın söylediğine inanmadığımızı ya da buna kuşkuyla baktığımızı anlatan bir ifadedir. “Dişimi kırarım.”, “Yap da görelim.” ya da “Mümkün değil.” anlamlarına gelir. Bir örnek verelim: A: I can’t believe

THE kullanımı

1) The, daha önce sözü edilen ya da karşı tarafça zaten bilinen kişi ya da şeyleri anlatırken kullanılır. Genellikle ‘hangisini/hangilerini kastettiğimi biliyorsun’ anlamına gelir: Have you locked the door?Kapıyı kilitledin mi?

THEREFORE anlamı ve kullanımı

Therefore kullanımı şöyledir: “Bu yüzden, bundan dolayı, onun için, dolayısıyla” anlamlarına gelir: This is a binding contract. Therefore, we recommend that you review it with a lawyer. (Bu, bağlayıcı bir

THIS IS A STEAL

“Sudan ucuz, kelepir” anlamlarına gelir. Örnek: I can’t believe this designer jacket is only $50; this is a steal. (Bu tasarım ceketin sadece 50 dolar olduğuna inanamıyorum; sudan ucuz.)