TAP TO PAY
“Temassız ödeme” anlamındadır. Örnek: With tap to pay becoming more common, even small businesses are adopting the technology. (Temassız ödemenin yaygınlaşmasıyla birlikte küçük işletmeler bile bu teknolojiyi kullanıyor.)
TENSES İngilizcede zamanlar
İngilizcedeki tüm tense’leri (zamanları) öğrenmek, sadece bu tense’lerin formüllerini öğrenmek demek değildir. Formül ezberlemek hiçbir işinize yaramaz. Onun yerine, tense mantığını öğrenmeli ve tense’lerin birbirine geçişlerini bilmelisiniz. Bu yazımda bu
THAT WILL BE THE DAY
Karşı tarafın söylediğine inanmadığımızı ya da buna kuşkuyla baktığımızı anlatan bir ifadedir. “Dişimi kırarım.”, “Yap da görelim.” ya da “Mümkün değil.” anlamlarına gelir. Bir örnek verelim: A: I can’t believe
THE kullanımı
1) The, daha önce sözü edilen ya da karşı tarafça zaten bilinen kişi ya da şeyleri anlatırken kullanılır. Genellikle ‘hangisini/hangilerini kastettiğimi biliyorsun’ anlamına gelir: Have you locked the door?Kapıyı kilitledin mi?
THERE IS NOTHING LIKE …
“… gibisi yok” anlamına gelir: Örnek: There is nothing like a hot shower after a long day. (Uzun bir günün ardından sıcak bir duş gibisi yoktur.)
THERE’S NO GOING BACK
“Geri dönüşü yok” anlamındadır. Örnek: Once you have made this decision, there will be no going back. (Bu kararı verdikten sonra bunun geri dönüş olmaz.)