MARK MY WORDS

Mark my words ne demek? Bu ifade, “dediklerime kulak ver, yaz bir kenara, şuraya yazıyorum, demedi deme” anlamlarına gelir. Örnek: Mark my words, Sally will become a successful entrepreneur one

MARRY & DIVORCE kullanımı

1. Get married ve marry “evlenmek” demektir. Kiminle evlendiğimizi söylemiyorsak, yani fiilden sonra nesne koymuyorsak get married demek; kiminle evlendiğimizi söylüyorsak, yani fiilden sonra nesne koyuyorsak marry demek daha yaygındır: Sally and Peter got married last month. (Sally

MILES AWAY

“Aklı başka yerde, dalıp gitmiş” anlamlarına gelir. Örnek: During the meeting, Sarah seemed miles away, staring out the window and lost in her thoughts, completely unaware of the discussion happening

MODALS kullanımı

Modal’lara bazı kaynaklarda “kip” ya da “kip belirteci”, bazı kaynaklarda ise “yardımcı fiil” denir. Ben burada orijinal ismi, yani modal kelimesini kullanacağım. İngilizcede can, could, must, should, may, might, will, would, shall, ought

MUST-SEE

“Mutlaka görülmesi gereken” anlamına gelir. Örnek: If you’re visiting Istanbul, the historic peninsula is a must-see for its unique architecture. (İstanbul’u ziyaret ediyorsanız tarihî yarımada eşsiz mimarisiyle mutlaka görülmesi gereken

MY BAD

“Benim hatam, hata bende” anlamlarına gelir. Örnek: I forgot to return your book yesterday. I’m sorry, my bad! (Dün kitabını iade etmeyi unuttum. Kusura bakma, benim hatam!)

MY CARD IS MAXED OUT

“Kartımın limiti dolmuş” anlamına gelir. Örnek: I can’t afford any more online shopping right now since my credit card is maxed out. (Kredi kartımın limiti dolduğu için şu anda internetten

MY GUT TELLS ME

“İçimden bir ses diyor ki” ya da “içimden bir ses” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: My gut tells me that taking this job offer is the right move for my

MY WAY OR THE HIGHWAY

My way or the highway ne demek? Bu ifadeyi, başkalarının dediğine aldırmayıp kendi dediğinin doğru olduğuna inanan ve bunda ısrar eden kişiler kullanır ve “Ben ne dersem o, Dediğim dedik

NEAR (TO) kullanımı

1. Edat olarak kullanılan ve “yakın, yakınında” anlamına gelen near, tek başına kullanılabildiği gibi to ile de kullanılabilir: We live near (to) the station. (İstasyona yakın oturuyoruz.)I put my bag down near (to) the door.