By Ekrem Uzbay
ON THE OTHER HAND anlamı ve kullanımı
Bu ifade, “diğer taraftan, öte yandan” anlamlarına gelir: The job wasn’t very interesting, but on the other hand it was well-paid. (İş pek ilginç değildi ama diğer taraftan/öte yandan parası iyiydi.) They
By Ekrem Uzbay
ONCOMING, INCOMING VE UPCOMING farkı
Oncoming, incoming ve upcoming kelimelerinin farkına bakalım: Oncoming “yaklaşan, karşı yönden gelen” demektir: oncoming traffic. (karşı yönden gelen trafik)oncoming truck (karşı yönden gelen kamyon)oncoming crisis (yaklaşan kriz) Incoming “gelen” demektir:
By Ekrem Uzbay
ONE, YOU & THEY kullanımı
1. İnsanlarla ilgili genelleme yaparken one ya da you kullanılır. Türkçeye “insan” diye çevrildiğine dikkat edin. Ayrıca, cümle edilgen olarak da çevrilebilir: One/You cannot learn a language in six weeks. (İnsan altı haftada dil öğrenemez./Altı
By Ekrem Uzbay
OVER kullanımı
Over kelimesinin önce preposition (edat) anlamlarına bakalım: Üzerinde, üstünde (değmeden) There was a lamp hanging over the table. (Masanın üzerinde bir lamba vardı.)She held the umbrella over me. (Bana şemsiye
By Ekrem Uzbay
PAGE-TURNER
Özellikle romanlar için kullanılan bu kelime “heyecanlı, sürükleyici” anlamlarına gelir. Örnek: The thriller novel was such a page-turner that I stayed up all night. (Gerilim romanı öyle sürükleyiciydi ki bütün
By Ekrem Uzbay
PARTICIPLES kullanımı
Participle’ların kullanımı şöyledir: Hem adverbial clause’ların hem de relative clause’ların kısaltılmış biçimleri olarak kullanılabilirler: I. When, after, before, while, although gibi bağlaçlarla bağlanan cümlelere adverbial clauses (zarf cümlecikleri) denir. İki kısımdan oluşan zarf cümleciklerinde, bağlaçlı olan
By Ekrem Uzbay
PASSIVE kullanımı
Passive, Türkçede “edilgen” demektir. Peki “edilgen” ne demektir? Bir fiile “-l-“ ve “-n-“ eklediğimizde oluşan yapıdır. Mesela: kırmak = kırılmak; boyamak = boyanmak. Edilgen yapının ne olduğunu anlayabilmek için önce etken yapının ne olduğunu bilmek
By Ekrem Uzbay
PERFECT MODALS kullanımı
Bazı modal’lar (must, can, could, may, might, should, need), geçmişi anlatmak için modal + have + past participle şeklinde kullanılır. Bu tür modal’lara tek tek bakalım: Must have done Geçmişle ilgili tahminlerde kullanılır. Burada must’ın anlamında
By Ekrem Uzbay
PERMISSIBLE & PERMISSIVE farkı
1. Permissible, “izin verilebilen, müsaade edilen, makul, kabul edilebilir” demektir: Is it permissible to park my car here? (Arabamı buraya park edebilir miyim?)They have agreed on a permissible level for vehicle exhaust