WHY BOTHER?

“Ne gerek var?, ne gereği var ki?” anlamlarına gelir. Örnek: A: I’ve been thinking about going back to school, but it just seems like so much work.B: Well, why bother?

WILL HAVE TO kullanımı

Have to, zorunluluk anlatır: I have to get a new passport. (Yeni bir pasaport almam lazım.) Will, gelecek zamanı anlatır: I will get a new passport. (Yeni bir pasaport alacağım.) Eğer hem zorunluluk

WISH CLAUSES

Bu yazımda, daha çok “keşke” diye bilinen wish clause üzerinde duracağım. Wish, aslında “istemek, arzu etmek” anlamında bir fiildir. Mesela, “Müdürle konuşmak istiyorum.” cümlesini birkaç şekilde söyleyebiliriz. Bunlardan biri wish ile kurulur: I want to

WITH ALL DUE RESPECT

“Kusura bakmayın ama, saygısızlık etmek istemem ama” anlamlarına gelir. Örnek: With all due respect, your proposal lacks all the necessary details. (Kusura bakmayın ama teklifinizde gerekli ayrıntılar yok.)

WITH kullanımı

With kelimesinin ilk akla gelen anlamı elbette “ile”dir. Ancak with, birçok farklı biçimde ve anlamda da kullanılır: 1. İnsanların duygularını anlattığı birçok ifadede kullanılır: My father was trembling with rage. (Babam öfkeden titriyordu.)Annie

WITHOUT FAIL

“Mutlaka, hiç aksatmadan” anlamlarına gelir. Örnek: Every morning at 6 a.m., he goes for a run without fail, no matter the weather. (Her sabah saat 6’da, hava nasıl olursa olsun

WORTH kullanımı

1. Worth, “… değerinde, -e değer” anlamındadır: The painting is probably worth thousands of dollars. (Tablo, muhtemelen binlerce dolar eder/değerinde.)The house is worth about $100.000. (Ev, yaklaşık 100.000 dolar eder.)Shall I

WOTCHA

Özellikle İngiliz İngilizcesinde kullanılan ve “selam, naber?” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: Wotcha, mate! Haven’t seen you for ages. How’ve you been?, (Selam, dostum! Seni uzun zamandır görmemiştim. Nasılsın bakalım?)

WOULD RATHER kullanımı

1. ‘Tercih etmek’ anlamındadır ve fiilin yalın biçimiyle kullanılır. Bir şeyi başka bir şeye tercih etmek anlamında than ile kullanılır ve than kelimesinden sonra fiilin yalın hâli gelir: I would rather walk than take

YOU ARE BUGGING ME

Bu cümle, “Beni uyuz ediyorsun.”, “Beni hasta ediyorsun.”, “Canımı sıkıyorsun.” ya da “Beni gıcık ediyorsun.” anlamlarına gelir. Bir örnek verelim: Stop asking me the same question over and over again;

YOU ARE GROUNDED

“Cezalısın.” anlamına gelir. Yaptıkları hatalardan dolayı çocukların evden çıkmalarını yasaklamak için söylenir. Örnek: When Betty sneaked out again, her father told her, “You are grounded this weekend.” (Betty evden yine

YOU DON’T SAY!

“You don’t say!” ne demek? Bu ifade, karşımızdakinin söylediğine inanmadığımızda ya da şaşırdığımızda ya da karşımızdakinin söylediği ile alay ettiğimizde kullanılır. “Hadi ya!, deme ya!, hadi canım sen de! gibi

YOU HAVE MY WORD

“Söz veriyorum, sözüm söz” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: I’m going to complete the project on time. You have my word. (Projeyi zamanında tamamlayacağım. Sözüm söz.)

YOU ROCK!

Konuşma dilinde kullanılan bu ifade “helal sana!, adamsın!” anlamlarına gelir. Örnek: You did an amazing job on the project presentation – you rock! (Proje sunumunda harika bir iş çıkardın –

YOUR CALL

“Karar senin” anlamına gelir. Örnek: A: Should we go out for dinner or order in? (Akşam yemeği için dışarı mı çıkalım yoksa eve sipariş mi verelim?)B: It’s your call. I’m