NEED kullanımı

1. Need, aslında normal bir fiil olup, üçüncü tekil şahısta sonuna –s alır, sorusu ve olumsuzu do ile yapılır. Kendisinden sonra başka bir fiil gelecekse to alır. Bu kullanımı “ihtiyacı olmak” anlamından çok “gerekmek” anlamındadır: Everybody needs to

NEITHER … NOR … kullanımı

1. “Ne … ne de …” anlamındaki bu yapı, cümle içindeki aynı türdeki kelime ya da ifadelerle kullanılır. Örneğin, He neither ate meat nor fish demek yerine He ate neither meat nor fish denir.

NEPO BABY

“Bir ünlünün çocuğu, ünlü çocuğu” anlamına gelir. Örnek: He resented being labelled a nepo baby and worked hard to prove his skills. (Ünlü çocuğu olarak etiketlenmekten rahatsız oldu ve yeteneklerini

NEVERTHELESS anlamı ve kullanımı

“Bununla birlikte, yine de, buna rağmen” anlamlarına gelir: It is a difficult race. Nevertheless, about 500 runners participate every year. (Zor bir yarış. Bununla birlikte/yine de/buna rağmen her yıl yaklaşık 500 atlet

NO BIG DEAL

No big deal ifadesi “önemli değil, sorun değil, lafı bile olmaz, abartmaya değmez” anlamlarına gelir. Örnek: A: I accidentally spilled some coffee on your desk, I’m really sorry.B: Don’t worry

NO BIGGIE

“Önemli değil, dert değil, dert etme, kafana takma” anlamlarına gelir. Örnek: You forgot to bring my book, but it’s no biggie, I can grab it later. (Kitabımı getirmeyi unutmuşsun ama

NO CAN DO

“Olmaz, yapamam, imkânı yok, hayatta olmaz, hiç yolu yok” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: I’d love to join you for dinner tonight, but I have a work deadline, so “no

NO CIGAR

“Olmadı, bir dahaki sefere” anlamlarına gelir. Örnek: I almost got the promotion, but it was no cigar; they gave it to someone with more experience. (Terfiyi neredeyse alıyordum ama olmadı;

NO IFS, ANDS OR BUTS

Konuşma dilinde kullanılan bu ifade “amasız, fakatsız, lakinsiz” ya da “aması maması yok” anlamlarına gelir. Örnek: A: I know the project deadline is approaching, but I really can’t work late

NO MORE MR. NICE GUY

Bu ifade, “efendilik de bir yere kadar!, benden bu kadar!” anlamlarına gelir. Şöyle bir örnek verelim: After years of constantly doing favours for everyone at work and never standing up

NO WAY!

“Asla olmaz, hayatta olmaz, imkânı yok, tabii ki hayır, olur mu hiç, hadi canım” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: A: Hey, I heard they’re making everyone work on Saturday.B: No

NONETHELESS anlamı ve kullanımı

“Bununla birlikte, yine de, buna rağmen” anlamlarına gelir: My sister studied diligently for several months. Nonetheless she failed. (Kızkardeşim aylarca çok çalıştı. Bununla birlikte/yine de/buna rağmen sınıfta kaldı.) The novel was too

NOTICEABLE & NOTABLE farkı

1. Noticeable, “dikkati çeken, göze çarpan, gözle görülür, farkedilen” anlamına gelir: This effect is particularly noticeable in younger patients. (Bu etki, özellikle genç hastalarda göze çarpar.)It was noticeable that none of

NOUN CLAUSES kullanımı

Konuyu açıklamaya bir örnekle başlayalım: He knows my surname. (Soyadımı biliyor.)özne fiil         nesne He knows that I am a doctor. (Doktor olduğumu biliyor.)özne fiil        noun clause Birinci cümlede, fiile “neyi biliyor?” diye sorulduğunda cevap veren kısım (my

NOW THAT kullanımı

Now that bağlacı, “…diğine göre, madem (ki)” anlamına gelir. That kelimesi istenirse atılabilir: Now (that) Tom is married, he has become much more responsible. (Tom evlendiğine göre sorumluluğu çok daha arttı.)Now the exams

OF WHOM & OF WHICH kullanımı

1. Relative clause’larda, some, any, none, all, both, several, many, most, one, neither, few gibi kelimeler, of whom ve of which ifadeleriyle birlikte kullanılırlar. Bunlardan … of whom insanlar için, … of which cansızlar ve hayvanlar için kullanılır. Ana cümle ile relative

OFFICER & OFFICIAL farkı

1. Officer kelimesi isimdir ve genel olarak üç anlamı vardır: a) Subay My father was an army officer. (Babam, orduda subaydı.) b) Polis memuru Two uniformed officers arrived on the scene quickly. (İki üniformalı

OH MY!

“Aman Tanrım, aman ya Rabbi” anlamlarına gelir. Örnek: Oh my, I can’t believe we won the lottery! (Aman Tanrım, piyangoyu kazandığımıza inanamıyorum!)

ON THE ARM

On the arm deyimi, bir şey size ücretsiz ikram edildiğinde kullanılır. Örnek: The bartender gave the regular customers a few drinks on the arm. (Barmen, müdavimlere içki ikram etti.)