ONCOMING, INCOMING VE UPCOMING farkı

Oncoming, incoming ve upcoming kelimelerinin farkına bakalım:  Oncoming “yaklaşan, karşı yönden gelen” demektir: oncoming traffic. (karşı yönden gelen trafik)oncoming truck (karşı yönden gelen kamyon)oncoming crisis (yaklaşan kriz) Incoming “gelen” demektir:

ONE, YOU & THEY kullanımı

1. İnsanlarla ilgili genelleme yaparken one ya da you kullanılır. Türkçeye “insan” diye çevrildiğine dikkat edin. Ayrıca, cümle edilgen olarak da çevrilebilir: One/You cannot learn a language in six weeks. (İnsan altı haftada dil öğrenemez./Altı

OVER kullanımı

Over kelimesinin önce preposition (edat) anlamlarına bakalım: Üzerinde, üstünde (değmeden) There was a lamp hanging over the table. (Masanın üzerinde bir lamba vardı.)She held the umbrella over me. (Bana şemsiye

PAGE-TURNER

Özellikle romanlar için kullanılan bu kelime “heyecanlı, sürükleyici” anlamlarına gelir. Örnek: The thriller novel was such a page-turner that I stayed up all night. (Gerilim romanı öyle sürükleyiciydi ki bütün

PARTICIPLES kullanımı

Participle’ların kullanımı şöyledir: Hem adverbial clause’ların hem de relative clause’ların kısaltılmış biçimleri olarak kullanılabilirler: I. When, after, before, while, although gibi bağlaçlarla bağlanan cümlelere adverbial clauses (zarf cümlecikleri) denir. İki kısımdan oluşan zarf cümleciklerinde, bağlaçlı olan

PASSIVE kullanımı

Passive, Türkçede “edilgen” demektir. Peki “edilgen” ne demektir? Bir fiile “-l-“ ve “-n-“ eklediğimizde oluşan yapıdır. Mesela: kırmak = kırılmak; boyamak = boyanmak. Edilgen yapının ne olduğunu anlayabilmek için önce etken yapının ne olduğunu bilmek

PERFECT MODALS kullanımı

Bazı modal’lar (must, can, could, may, might, should, need), geçmişi anlatmak için modal + have + past participle şeklinde kullanılır. Bu tür modal’lara tek tek bakalım: Must have done Geçmişle ilgili tahminlerde kullanılır. Burada must’ın anlamında

PERMISSIBLE & PERMISSIVE farkı

1. Permissible, “izin verilebilen, müsaade edilen, makul, kabul edilebilir” demektir: Is it permissible to park my car here? (Arabamı buraya park edebilir miyim?)They have agreed on a permissible level for vehicle exhaust

PET HATE

“En nefret edilen şey, en sinir olunan şey” anlamlarına gelir. Örnek: My biggest pet hate is when drivers don’t use their turn signals. (En sinir olduğum şey, sürücülerin sinyal vermeden

PET PEEVE

“En nefret edilen şey, en sinir olunan şey” anlamlarına gelir. Örnek: My biggest pet peeve is when drivers don’t use their turn signals. (En sinir olduğum şey, sürücülerin sinyal vermeden

PLEASE YOURSELF

Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu ifade “Canın ne isterse onu yap.”, “Keyfine bak.”, “Kafana göre takıl.” ya da “Nasıl istersen.” anlamlarına gelir. Bir örnek verelim: A: What do you want

POST, MAIL & POSTAGE farkı

1. Post, İngiliz İngilizcesinde kullanılan, hem “posta” anlamında isim hem de “postalamak, göndermek” anlamında fiildir: Did you send the parcel by post or by courier? (Koliyi/paketi posta ile mi yoksa kurye ile mi

PREFIXES (bi-)

“Bi-“ ön eki, isim, sıfat ve zarflarla kullanılır: Biannual = yılda iki kez olanBicoastal = ABD’nin hem doğu hem batı kıyılarına aitBicycle = bisiklet, çifttekerBiennial = iki yılda bir olanBilingual

PREFIXES (counter-)

“Counter-“ ön eki “karşı, ters” anlamında olup sıfat, isim ve fiillerle kullanılır: Counteract = karşı koymakCounter-revolution = karşı devrimCounter-proposal = karşı teklifCounter-attack = karşı saldırıcounterbalance = karşı dengeCounterclaim = karşı

PREFIXES (cyber-)

“Cyber-“ ön eki isimlerle kullanılıp “internet ile ilgili, bilgisayar ile ilgili, siber, sanal” anlamlarına gelir: Cyber-world = internet dünyası, sanal âlemCyber-crime = internet suçu, siber suç, bilişim suçuCyber-cafe = internet

PREFIXES (de-)

“De-“ ön eki, fiil, isim ve sıfatlarla kullanılıp kelimeye zıt anlam verir: Decaffeinated = kafeinsizDestabilize = istikrarsızlaştırmakDefrost = buzunu çözmekDeregulate = kısıtlamaları kaldırmakDeforest =ormansızlaştırmak

PREFIXES (dis-)

“dis-” ön eki (prefix) bazı isimlere, sıfatlara ve fiillere gelerek, kelimenin asıl anlamının zıt anlamını verir. Mesela like “sevmek” demekse dislike “sevmemek” demektir: Dislike = sevmemek, hoşlanmamak, beğenmemekDissimilar = benzemeyen,

PREFIXES (en-)

“En-“ ön ekinin kullanımı şöyledir: Bu ön ek, isim, sıfat ve fiillerle kullanılır: endanger = tehlikeye atmakencircle = çevrelemek, kuşatmakenrich = zenginleştirmekenable =olanak sağlamakenact = yasalaştırmakencash = (çek) bozdurmakenclose =

PREFIXES (ex-)

“Ex-” ön eki “eski” anlamına gelir ve isimlerle kullanılır: ex-boyfriend (eski erkek arkadaş)ex-girlfriend (eski kız arkadaş)ex-husband (eski koca)ex-wife (eski eş)ex-governor (eski vali)ex-president (eski başkan)ex-policeman (eski polis)ex-prisoner (eski mahkûm)ex-wrestler (eski güreşçi)