By Ekrem Uzbay
LEST kullanımı
1. Lest, resmî bir kullanıma sahip olup “-mesin diye, -ecek diye, korkusu ile” anlamlarına gelir: They kept watch all night lest robbers should come. (Soyguncular gelir diye bütün gece nöbet tuttular.)I was
By Ekrem Uzbay
LIKE & AS farkı
1. Like, “gibi, -e benzer” anlamında; as ise “olarak” anlamındadır: It was a small animal like a rat. (Sıçan gibi/Sıçana benzer küçük bir hayvandı.) = … as a rat denmez.He works as a waiter. (Garson olarak çalışıyor.) = … like a
By Ekrem Uzbay
LIKELY kullanımı
1. Likely, “olası, mümkün, muhtemel” anlamında bir sıfattır: The most likely cause of the fire was a cigarette. (Yangının en olası nedeni sigaraydı.)What’s a likely date for the election? (Seçim için muhtemel
By Ekrem Uzbay
LINKING VERBS kullanımı
Normal şartlarda fiilleri zarflar niteler: He drives carefully. (Arabayı dikkatli kullanır.) fiil zarf Peki I am happy. cümlesinde am fiil olduğu hâlde neden happily zarfı değil de happy sıfatı kullanıldığını hiç merak ettiniz mi?
By Ekrem Uzbay
LISTENING NASIL GELİŞTİRİLİR?
Listening skill denilen dinleme becerisi nasıl geliştirilir? Kulağınızın iyi olması için neler yapılmalıdır? Yabancıları daha iyi anlamanız için hangi teknikler kullanılmalıdır? Tüm bu soruların cevaplarına bu yazımda cevap vermeye çalışacağım.
By Ekrem Uzbay
LITERALLY kullanımı
1. “Abartısız, hiç abartmıyorum” anlamına gelir: Now there are literally thousands of firms using our products. (Şu anda ürünlerimizi kullanan, hiç abartmıyorum, binlerce firma var.)That general was responsible for literally
By Ekrem Uzbay
LONG STORY SHORT
“Uzun lafın kısası” anlamına gelir. Örnek: I faced numerous challenges during my travels—missed flights, lost luggage, and unexpected detours. Long story short, I finally made it to my destination and
By Ekrem Uzbay
LOSE & LOOSE farkı
Birbirine karıştırılan lose ve loose kelimelerini inceleyelim: Lose, düzensiz bir fiildir. Lose-lost-lost diye çekilir ve “kaybetmek” anlamına gelir: I’ve lost my keys. (Anahtarlarımı kaybettim.)I lost my wife in the crowd.
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
LOUDLY & ALOUD farkı
1. Loudly, “yüksek sesle, bağıra bağıra, gürültülü” anlamındadır: They were talking so loudly I couldn’t hear anything. (Öyle yüksek sesle/bağıra bağıra konuşuyorlardı ki hiçbir şey duyamadım.) 2. Aloud ise daha çok read ve think fiilleriyle kullanılır. “Bağırarak” anlamında
By Ekrem Uzbay
MARK MY WORDS
Mark my words ne demek? Bu ifade, “dediklerime kulak ver, yaz bir kenara, şuraya yazıyorum, demedi deme” anlamlarına gelir. Örnek: Mark my words, Sally will become a successful entrepreneur one
By Ekrem Uzbay
MARRY & DIVORCE kullanımı
1. Get married ve marry “evlenmek” demektir. Kiminle evlendiğimizi söylemiyorsak, yani fiilden sonra nesne koymuyorsak get married demek; kiminle evlendiğimizi söylüyorsak, yani fiilden sonra nesne koyuyorsak marry demek daha yaygındır: Sally and Peter got married last month. (Sally
By Ekrem Uzbay
MILES AWAY
“Aklı başka yerde, dalıp gitmiş” anlamlarına gelir. Örnek: During the meeting, Sarah seemed miles away, staring out the window and lost in her thoughts, completely unaware of the discussion happening
By Ekrem Uzbay
MODALS kullanımı
Modal’lara bazı kaynaklarda “kip” ya da “kip belirteci”, bazı kaynaklarda ise “yardımcı fiil” denir. Ben burada orijinal ismi, yani modal kelimesini kullanacağım. İngilizcede can, could, must, should, may, might, will, would, shall, ought
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
MY CARD IS MAXED OUT
“Kartımın limiti dolmuş” anlamına gelir. Örnek: I can’t afford any more online shopping right now since my credit card is maxed out. (Kredi kartımın limiti dolduğu için şu anda internetten
By Ekrem Uzbay
MY GUT TELLS ME
“İçimden bir ses diyor ki” ya da “içimden bir ses” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: My gut tells me that taking this job offer is the right move for my
By Ekrem Uzbay
MY WAY OR THE HIGHWAY
My way or the highway ne demek? Bu ifadeyi, başkalarının dediğine aldırmayıp kendi dediğinin doğru olduğuna inanan ve bunda ısrar eden kişiler kullanır ve “Ben ne dersem o, Dediğim dedik
By Ekrem Uzbay
NEAR (TO) kullanımı
1. Edat olarak kullanılan ve “yakın, yakınında” anlamına gelen near, tek başına kullanılabildiği gibi to ile de kullanılabilir: We live near (to) the station. (İstasyona yakın oturuyoruz.)I put my bag down near (to) the door.