By Ekrem Uzbay
PREFIXES (fore-)
“Fore-” ön ekinin kullanımı şöyledir: Bu ön ek, isim ve fiillerle kullanılır: foreword: önsözforetell: önceden bildirmekforeground: ön planforearm: ön kolforefoot: ön ayakforeleg: ön ayakforerunner: öncüforesight: önsezi
By Ekrem Uzbay
PREFIXES & SUFFIXES kullanımı
İngilizce kelimelerin hem başına hem de sonuna bazı ekler getirilerek kelime türetilir. Başa getirilen eklere prefix (ön ek), sona getirilen eklere suffix (son ek) denir. Eğer bu ekler, kökünü bildiğiniz
By Ekrem Uzbay
PREPARE & PREPARE FOR
Prepare ve prepare for arasında fark vardır. Prepare “hazırlamak” iken prepare for bir şeye “hazırlanmak” anlamına gelir. Örnek: She prepared her presentation for the conference. (Konferans için sunumunu hazırladı.)Students prepared
By Ekrem Uzbay
PREPOSITIONS (I) at, in, on
İngilizcede at, in, on, for, with, by gibi kelimelere preposition (edat) denir. Edatları öğrenmek ve gereği gibi kullanmak biraz zaman alabilir. Çünkü her edatın birçok kullanımı vardır. Edatları Türkçeleştirerek ezberlemek yanlış bir
By Ekrem Uzbay
PREPOSITIONS (II) by, with, without
BY a. Pasif cümlelerde “tarafından” anlamında: The company was founded by Mr. White. (Şirket, Bay White tarafından kuruldu.)The novel was translated by a famous author. (Roman, ünlü bir yazar tarafından
By Ekrem Uzbay
PREPOSITIONS (III) true, through, throughout, thorough
Bu dört kelimenin anlam ve kullanım farklarına bir bakalım: TRUE: Bir sıfat olan bu kelimenin anlamları ve örnek cümleleri aşağıdadır: a. Gerçek: The film is based on a true story.
By Ekrem Uzbay
PREPOSITIONS (IV) from, to, for, about
Bu edatların hem en bilinen anlamlarını hem de farklı anlamlarını göreceksiniz. FROM: -den, -dan Did you come all the way from the city centre? (Ta şehir merkezinden mi geldin?) The shop
By Ekrem Uzbay
PRODUCE, PRODUCT & PRODUCTION farkı
1. Produce, “üretmek” anlamında fiildir: In this area there are some factories producing electrical goods. (Bu bölgede elektrikli aletler üreten birkaç fabrika var.) Produce kelimesi, aynı zamanda, çiftçilerin yetiştirdiği “sebze, meyve” anlamında “ürün,
By Ekrem Uzbay
PROFICIENCY nedir?
Türkiye’deki üniversitelerin çoğunda öğretim dili İngilizcedir. Derslerinizin ya tamamını ya da belli bir kısmını İngilizce okursunuz. Dolayısıyla, bir üniversiteyi kazandığınızda, o üniversite sizin İngilizce seviyenizi ölçmek için bir sınav yapar.
By Ekrem Uzbay
PRONOUNS kullanımı
Daha önce söz edilen bir şey ya da kişiden bir kez daha söz edilmek istendiğinde zamir kullanılır: I took the book and opened it.Kitabı alıp açtım. Cümlede “kitap” sözcüğünün ikinci
By Ekrem Uzbay
PUBLIC GOOD
“Kamu yararı” anlamına gelir. Örnek: He donated his inheritance to a foundation that invests in projects for the public good. (Mirasını, kamu yararına projelere yatırım yapan bir vakfa bağışladı.)
By Ekrem Uzbay
PUT YOUR MONEY WHERE YOUR MOUTH IS
Put your money where your mouth is ne demek? Bir şey iddia eden ya da bir şey ile böbürlenen birine “yap da görelim, Halep oradaysa arşın burada” anlamlarına gelir. Örnek:
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (I) some, any, much, many, a lot of/lots of, no kullanımı
Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde some, any, much, many, a lot of/lots of ve nokelimelerini inceleyeceğiz. Some: Daha çok olumlu cümlelerde, hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. Çoğul isimlerle kullanıldığında “bazı,
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (II) each, every kullanımı
Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde each ve every kelimelerini inceleyeceğiz. Each: Sayılabilen tekil isimlerle kullanılır. “Her, her bir” anlamına gelir. Sözünü ettiğimiz gruptaki her bir ögeyi tek tek düşündüğümüzü ifade eder. Bu yüzden, çoğu yerde
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (II) little, a little, few & a few
Sayılamayan isimlerle kullanılan little, cümleye “hemen hemen hiç” gibi olumsuz bir anlam katar. A little ise daha olumlu anlamda olup “biraz” demektir: Would you like a little champagne? (Biraz şampanya ister misiniz?)We’ve made
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (III) most, several, plenty of , enough kullanımı
Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde most, several, plenty of ve enough kelimelerini inceleyeceğiz. Most: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. “Çoğu” anlamına gelir: I don’t eat meat, but I like most types
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (IV) all, whole, none, half kullanımı
Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde all, whole,none ve half kelimelerini inceleyeceğiz. All: Hem sayılabilen çoğul isimlerle hem de sayılamayan isimlerle kullanılır. “Hepsi, bütün” anlamına gelir: All horses are animals. (Bütün atlar hayvandır.)All the people I
By Ekrem Uzbay
QUANTIFIERS (V) both, either, neither kullanımı
Miktar belirten kelimelere quantifier denir. Bu bölümde both, either ve neither kelimelerini inceleyeceğiz. Both: Sayılabilen çoğul isimlerle kullanılır. “İkisi de” anlamına gelir: Both men were Spanish. (İki adam da İspanyoldu.)Both my teachers are doctors. (Annem de babam
By Ekrem Uzbay
QUESTION TAGS (Değil mi?)
Türkçede bir cümlenin sonuna “değil mi?” olarak eklediğimiz ifadelere İngilizcede question tags denir. Türkçede çoğu cümlenin sonuna “değil mi?” ifadesi uyarken İngilizcede maalesef durum böyle değildir. Cümlenin zamanına ve yapısına
By Ekrem Uzbay
RELATIVE CLAUSE’DA “WHEN” KULLANIMI
1. When, zamanla ilgili bir kelime niteleneceği zaman kullanılır: Sunday is the day when I am least busy. (Pazar, en az meşgul olduğum gündür.)There are times when joking is not permissible. (Şakaya izin