RELATIVE CLAUSE’DA “WHY” KULLANIMI

1. Why, cümledeki reason kelimesini niteler: This is the reason why I left early. (Erken ayrılmamın nedeni bu.)The police never found out the reason why the man was killed. (Polis, adamın öldürülme nedenini hiç bulamadı.)I don’t

RELATIVE CLAUSES (I)

Who, which, that, whom, whose gibi kelimelerle başlayan ve bir cümledeki ismi niteleyen ya da o isim hakkında ekstra bilgi veren cümleciklere relative clause ya da adjective clause (sıfat cümleciği) denir. Relative clause’lar, cümle içinde

RELATIVE CLAUSES (II)

Relative clause’larda edatların (prepositions) kullanımı Kullanılan fiile ait bir edat (to, with, at …) varsa, relative clause’da bu edat mutlaka yer alır. Bu tür cümleler birkaç biçimde kurulabilir: (Listen to) The music which we listened to was very good.The

REPORTED SPEECH kullanımı

İki kişi arasında geçen bir konuşma üçüncü bir kişiye iki biçimde aktarılabilir: 1) Kişinin dedikleri, hiçbir değişiklik yapılmadan üçüncü kişiye aktarılabilir. Buna ‘dolaysız anlatım’ (direct speech) denir: He said ‘I am a

RESULT IN & RESULT FROM farkı

Result in ile result from arasındaki fark şöyledir: Result in “… ile sonuçlanmak” demek iken, result from “…den kaynaklanmak” demektir: The game resulted in another victory for our team. (Maç,

ROUND, AROUND & ABOUT

1. Hem round hem de around  “etrafında, çevresinde” anlamına gelir: The Earth goes around the Sun. (Dünya, güneşin etrafında döner.) The driver walked (a)round the car and looked at the wheels. (Sürücü, arabanın etrafında dolaşıp

RUN ve PHRASAL VERBS

Bu yazıda, run fiilinin kullanımları ile bu fiil ile yapılan phrasal verb’leri bulacaksınız. Run, düzensiz bir fiildir ve past hâli ran ve past participle hâli run olarak çekilir: 1. Koşmak

SAY & TELL farkı

Eğer konuştuğumuz kişiyi cümlede belirtiyorsak tell, belirtmiyorsak say tercih edilir: He told me that he would come soon. (Bana yakında geleceğini söyledi.) = “Bana” söylediği belirtiliyor.He said that he would come soon. (Yakında geleceğini söyledi.) = Kime söylediği belirtilmiyor. Say fiili, cümlede kişi belirtilince de kullanılabilir. Ancak bu durumda to almalıdır: He said to me that he would come soon. (Bana yakında geleceğini söyledi.)

SAY WHEN

Birisinin bardağına bir şey doldururken “yeter de(yin)” anlamına gelen bir ifadedir. Örnek: Pouring a drink at the bar, the bartender asked the customer, “Say when” as he filled the glass

SCOOT OVER

Özellikle filmlerde karşımıza çıkan bu ifade ne demek, bir bakalım. Bir yerde oturan birine “Yana kay.” demek için kullanılan bir ifadedir. Örnek: Can you scoot over a bit so there’s

SENSIBLE & SENSITIVE farkı

1. Sensible, “akılcı, mantıklı, akla yatkın” demektir: It would be sensible to take an umbrella. (Şemsiye almak mantıklı olur.)I am sure Peter can be relied on; he seems sensible. (Peter’a

SENTENCE CONNECTORS kullanımı

1) Contrast (zıtlık) However Brian is very hard-working. However, his brother is very lazy.Brian çok çalışkan. Bununla birlikte/gel gör ki/gelgelelim/buna mukabil, kardeşi çok tembel. On the other hand The job wasn’t

SINAVLARDA ÇIKAN SIFATLAR (A)

TOEFL, YDS, IELTS ve Proficiency sınavlarında en çok çıkan ve A ile başlayan sıfatlar: abandoned / terkedilmiş The number of abandoned pets has doubled. (Terkedilmiş evcil hayvanların sayısı ikiye katlandı.)

SINAVLARDA ÇIKAN SIFATLAR (C)

YDS, TOEFL, PROFICIENCY, IELTS VS. SINAVLARINDA EN ÇOK ÇIKAN SIFATLAR (C) Captivating: Büyüleyici, çekici, ilgi çekici We watched the waterfall for hours because it was captivating. (Büyüleyici olduğu için şelaleyi

SMALL & LITTLE farkı

1. Small, boyutla ilgilidir. Big ve large kelimelerinin karşıtıdır: You’re too small to be a policeman. (Polis olamayacak kadar küçüksün.) = Ufak tefeksin.These shoes are too small for me. (Bu ayakkabılar bana çok küçük.) 2. Little kelimesinin anlamında daha

SO … THAT kullanımı

1. So ve that kelimeleri arasına sıfat ya da zarf gelir. “Öyle … ki, o kadar … ki” anlamına gelir: It was so cold that we stopped playing. (Hava öyle soğuktu ki oynamayı bıraktık.)The