By Ekrem Uzbay
DULY NOTED
“Dikkate alındı, anlaşıldı” anlamlarına gelen bir ifadedir. Örnek: A: Can you include the latest sales figures in the report? (En son satış rakamlarını rapora ekleyebilir misin?)B: Duly noted. (Anlaşıldı.)
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
DURING & IN
1. Öğrencilere during’in anlamı sorulduğunda çoğunlukla “sırasında, esnasında, süresince” derler. In sorulduğunda ise “içinde” derler. Ancak durum her zaman böyle değildir: We’ll be on holiday during/in August. (Ağustosta tatilde olacağız.) = Ağustos sırasında/esnasında/içinde… diye çevrilmez.I woke up
By Ekrem Uzbay
EAT YOUR HEART OUT
Günlük dilde sıkça kullanılan bu ifade, “Kıskançlıktan çatla da patla!” anlamına gelir. Bir örnek verelim: After years of hard work and dedication, John finally achieved his dream of becoming a
By Ekrem Uzbay
ECONOMIC, ECONOMICAL, ECONOMICS & ECONOMY
1. Economic, ekonomi ile ilgili anlamında “ekonomik” demektir: Economic issues (Ekonomi konuları)Economic growth (Ekonomik büyüme)Economic cooperation (Ekonomik işbirliği)The government’s economic policy (Hükûmetin ekonomi politikası) 2. Economical ise, az masraflı, hesaplı anlamında “ekonomik” demektir: What is
By Ekrem Uzbay
ED or ING SIFATLARI nelerdir?
İngilizcede bazı fiillerin -ing almış hâlleri ile past participle hâlleri sıfat görevi görür. Mesela, interesting ve interested sıfatları interest fiilinden türemiştir. Öncelikle bu fiilleri ve doğru anlamlarını bilmek gerekir. Aşağıda
By Ekrem Uzbay
EFFICIENT & EFFECTIVE
1. Efficient, “verimli, yetenekli, işini bilen, işe yarar” anlamındadır: The hotel’s staff are friendly and efficient. (Otel personeli sıcak kanlı ve işlerini biliyor.)The new machine is far more efficient than the old
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
EITHER … OR …
1. Either… or…, “ya … ya da …” anlamındadır: You can either come with me now or walk home. (Ya benimle şimdi gelebilirsin ya da eve yürüyerek gidersin.)If you want ice-cream, there’s either
By Ekrem Uzbay
EMINENT & IMMINENT farkı ve kullanımı
Eminent ve imminent kelimeleri birbirine karıştırılan iki sıfattır. Ancak anlamları çok farklıdır: Eminent, “ünlü, tanınmış, seçkin, saygın” demektir: an eminent architect: saygın bir mimaran eminent painter: saygın bir ressam an eminent
By Ekrem Uzbay
ESPECIALLY & SPECIALLY
1. Especially ve specially, temel olarak “özellikle” anlamında kullanılır: It was a very cold house, especially in winter. (Özellikle kışın çok soğuk bir evdi.)I specially liked the blue outfit. (Özellikle mavi kıyafeti beğendim.) 2. Especially, özneden sonra
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
EVEN SO anlamı ve kullanımı
“Yine de, buna rağmen” anlamlarına gelir: Crashes are rare, but even so, there should be stricker safety regulations. (Kazalar nadiren oluyor ama yine de/buna rağmen daha sıkı güvenlik kurallarının olması lazım.) The
By Ekrem Uzbay
EVER, NEVER & ANY (hiç) farkı ve kullanımı
Türkçeye çevirdiğimizde “hiç” anlamına gelen ve kullanımları birbirine karıştırılan any, never ve ever kelimelerini tek tek inceleyelim: Any (Sorularda ve olumsuz cümlelerde, sayılabilen çoğul isimlerle ve sayılamayan isimlerle “hiç” anlamında): I didn’t eat any meat. (Hiç et
By Ekrem Uzbay
EX- anlamı ve kullanımı
“Ex-” ön ekinin kullanımı şöyledir: Bu ek “eski” anlamına gelir ve isimlerle kullanılır: ex-boyfriend (eski erkek arkadaş)ex-girlfriend (eski kız arkadaş)ex-husband (eski koca)ex-wife (eski eş)ex-governor (eski vali)ex-president (eski başkan)ex-policeman (eski polis)ex-prisoner
By Ekrem Uzbay
EXHAUSTED, EXHAUSTING & EXHAUSTIVE
1. Exhausted, “çok yorgun, bitkin, yorgunluktan canı çıkmış, pestil gibi” anlamına gelir: At the end of the day I felt exhausted. (Günün sonunda pestil gibiydim/yorgunluktan canım çıkmıştı.)By the time they reached
By Ekrem Uzbay
FAIRLY, QUITE, RATHER & PRETTY
1. Fairly, genellikle sıfatları ve zarfları niteler. Birisi için fairly nice ya da fairly clever derseniz, o kişiyi çok da yüceltmiş olmazsınız. “Fena değil, idare eder” anlamına gelir: How was the film? ~ Fairly good. Not the best one
By Ekrem Uzbay
FALL & FELL
Bu iki fiil bazen birbirine karıştırılır. “Düşmek” anlamındaki fall fiili düzensiz fiildir ve fall-fell-fallen olarak çekilir. İngilizcede ayrıca “kesmek” anlamında fell diye de bir fiil vardır ve bu fiil düzenlidir, yani fell-felled-felled diye çekilir. He fell badly and broke his
By Ekrem Uzbay
FAMILY HEIRLOOM
“Aile yadigârı” anlamına gelir. Örnek: That old pocket watch isn’t just a timepiece; it’s a family heirloom passed down from my great grandfather. (O eski cep saati sadece bir saat
By Ekrem Uzbay
FARMER’S TAN
“Amele yanığı” anlamına gelir. Örnek: I always forget sunscreen on my arms, and by mid-June, I’ve got a classic farmer’s tan. (Kollarıma güneş kremi sürmeyi hep unutuyorum ve haziran ortasına