By Ekrem Uzbay
GO WITH THE FLOW
“Olayları akışına bırakmak” anlamına gelir. Örnek: Instead of stressing about the changes, he decided to go with the flow and adapt to the new circumstances with a positive attitude. (Değişiklikler
By Ekrem Uzbay
GONE & BEEN
1. Been, çoğunlukla “gelmek” ve “gitmek” fiillerinin past participle’ı olarak kullanılır. Çünkü Türkçe düşünüldüğünde, her “gelmek” ve “gitmek” demek istediğimizde go ve come fiillerini kullanamayız: My uncle has been to see us twice since Christmas. (Amcam,
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
GUESS WHAT!
“Tahmin et ne oldu!, bil bakalım ne oldu!” anlamlarına gelir. Örnek: Guess what! I’ve just received a job offer for my dream position. (Bil bakalım ne oldu! Az önce hayalimdeki
By Ekrem Uzbay
HAD BETTER
‘…se iyi olur’ anlamına gelen ve tavsiye vermede ya da kişilere ne yapmaları gerektiğini anlatmada kullanılan bu yapı, kendisinden sonra fiilin yalın biçimini alır. Geniş ya da gelecek zamanı kapsar. Had kelimesinden
By Ekrem Uzbay
HARD & HARDLY farkı
İngilizcede zarflar, çoğunlukla sıfatlara “-ly” ekleyerek türetilir (slow = slowly; quick = quickly …). Bu yüzden birçok kişi, hard sıfatının zarf hâlinin hardly olduğunu zanneder. Halbuki bu iki kelime arasında
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
HARDLY, SCARCELY & NO SOONER kullanımı ve farkları
1. Bu ifadelerin üçü de “…mesiyle …mesi bir oldu, tam …mıştım ki … oldu” anlamına gelir. Çoğunlukla past perfect tense ile kullanılırlar: … hardly... when/before...… scarcely ... when/before ……no sooner… than ... I had hardly/scarcely closed my eyes when the
By Ekrem Uzbay
HAVE THE FINAL SAY
“Son sözü söylemek” anlamına gelir. Örnek: Although we discussed the project extensively, the manager will have the final say on which approach we should take. (Projeyi kapsamlı bir şekilde tartışmamıza
By Ekrem Uzbay
HEAD kelimesinin kullanımları
Head kelimesinin farklı anlamlarına bir göz atalım. Önce isim anlamlarına bakalım: 1. Kafa, baş He banged his head as he was getting into the taxi. (Taksiye binerken başını çarptı.) 2.
By Ekrem Uzbay
HEAD-TURNER
“İlgi çeken şey, herkesin dönüp dönüp baktığı şey” anlamlarına gelir. Örnek: The red sports car was a real head-turner as it cruised down the boulevard. (Kırmızı spor araba bulvarda ilerlerken
By Ekrem Uzbay
HELL YEAH!
Hell yeah ne demek? Hell yeah “kesinlikle evet, aynen öyle, tabii ki” anlamlarına gelir. Örnek: A: Are you excited about the upcoming concert?B: Hell yeah, I can’t wait to see
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
HENCE anlamı ve kullanımı
Hence kelimesinin anlamı nedir ve kullanımı nasıldır? “Bu yüzden, bu nedenle” anlamlarındadır: Mr. Taylor is an outstanding teacher. Hence, he is highly respected. (Bay Taylor seçkin bir öğretmendir. Bu yüzden son derece saygı
By Ekrem Uzbay
HERE GOES NOTHING!
“Haydi hayırlısı!” anlamına gelir. Örnek: As he submitted his application for his dream job, he muttered, “Here goes nothing!” (Hayalindeki iş için başvurusunu yaparken, “Haydi hayırlısı!” diye mırıldandı.)
By Ekrem Uzbay
HIGH & TALL
1. İnsanlar, ağaçlar, binalar, kuleler, bacalar, elektrik direkleri gibi şeyler için tall kullanılır: How tall are you? (Boyun kaç?) = How high are you? denmez.There are some beautiful tall trees at the end of our garden.
By Ekrem Uzbay
HIRE, RENT & LET
1. Hire ve rent, “kiralamak” anlamında kullanılır: How much does it cost to rent a two-room flat? (İki odalı bir daire kiralamak kaça patlar?)I need to hire/rent a car for the weekend. (Hafta sonu
By Ekrem Uzbay
HISTORIC & HISTORICAL
1. Historic, unutulmayan, anılma değeri olan anlamında “tarihî” demektir: a historic decision (tarihî karar)a historic building (tarihî bina)a historic monument (tarihî anıt)a historic day (tarihî gün)a historic victory (tarihî zafer)a historic visit
By Ekrem Uzbay
HOLD THAT THOUGHT
Filmlerde sıkça rastladığımız bu ifade “Söyleyeceğini unutma!”, “Lafını unutma!” ya da “Diyeceğini unutma!” anlamlarına gelir: Bir örnek verelim: A: I was just about to tell you about my weekend trip