By Ekrem Uzbay
BE ALLOWED TO
Bir şeyi yapmaya “izin var” anlamındadır. Daha çok olumsuz cümlelerde “izin yok” anlamında kullanılır: I’m not allowed to drive my dad’s car. (Babamın arabasını kullanmama izin yok.)We are not allowed to smoke
By Ekrem Uzbay
BE SUPPOSED TO
Anlam olarak should’a yakın olan bu yapı, kurallara ya da yasalara göre ne yapılması gerektiğini ya da olması beklenen şeyleri anlatmada kullanılır. Geniş zamanda am/is/are supposed to olarak kullanılırken, geçmiş zamanda was/were supposed to olarak
By Ekrem Uzbay
BE THE BIGGER PERSON
Bu ifade “Büyüklük sende kalsın.” anlamına gelir. Bir örnek verelim: Even though my coworker was constantly trying to undermine my efforts, I decided to be the bigger person and offer
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
BE USED TO
1. “Alışkın olmak, alışık olmak” anlamındadır: I’ve lived in Istanbul for ten years now, so I’m used to the noise. (On yıldır İstanbul’da oturuyorum, bu yüzden gürültüye alışığım.)At the beginning I
By Ekrem Uzbay
BEAT & WIN
1. Düzensiz bir fiil olan win (win-won-won), maç, oyun, yarış, savaş, tartışma, ödül, para vs. “kazanmak” anlamındadır: My girlfriend usually wins when we play poker. (Poker oynadığımızda genellikle kız arkadaşım kazanır.)
By Ekrem Uzbay
BEAT THE RUSH
“Yoğunluğu atlatmak, kalabalığa kalmamak” anlamına gelir: Örnek: Ordering lunch before noon helps me beat the rush and avoid long lines at the café. (Yemeği öğleden önce sipariş ederek kalabalığa kalmıyor
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
BECAUSE & BECAUSE OF
1. Because, bir bağlaçtır. Dolayısıyla kendisinden sonra bir cümlecik (clause) gelmelidir. Bu anlamda “çünkü” diye değil, “-den dolayı, -diği için” diye çevrilir. Because of’dan sonra ise isim ya da zamir gelmelidir: The game
By Ekrem Uzbay
BEEN THERE, DONE THAT
“Benim de başıma geldi, ben de o yollardan geçtim” anlamlarına gelir. Örnek: A: I’m really stressed about this upcoming exam. I don’t know if I can handle it.B: Don’t worry,
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
BEGIN & START
1. Begin ve start fiillerinin ikisinin de anlamı “başlamak”tır: I began/started teaching when I was 23. (23 yaşındayken öğretmenliğe başladım.)If Sally doesn’t come soon, let’s begin/start without her. (Sally yakında gelmezse onsuz başlayalım.) 2.
By Ekrem Uzbay
BELOW, UNDER, UNDERNEATH & BENEATH
1. Below ve under, “-in altında” demektir: Look in the cupboard below/under the sink. (Eviyenin altındaki dolaba bak.) 2. Eğer bir şey başka bir şeyin tam altında değilse below, tam altında ise under tercih edilir: The
By Ekrem Uzbay
BESIDES, EXCEPT & APART FROM
1. Besides, “-den başka, ayrıca, ilaveten” demektir: Besides the violin, he plays the piano and the flute. (Kemandan başka piyano ve flüt çalar.) 2. Except, “hariç, dışında” demektir: I like all musical
By Ekrem Uzbay
By Ekrem Uzbay
BETWEEN & AMONG
1. İki şey ya da iki kişi arasında between kullanılır: She was sitting between Tom and Mike. (Tom ile Mike arasında oturuyordu.) Between, mesafeler ile ilgili de kullanılır: Trains running between Liverpool
By Ekrem Uzbay
BIG, LARGE & GREAT
1. Somut isimlerle çoğunlukla big ve large kullanılır. Big, teklifsiz dilde çok yaygındır: This shirt isn’t big enough. (Bu gömlek yeterince büyük değil.)Theirs is a large house, situated near the river. (Onlarınki, nehrin kenarında büyük
By Ekrem Uzbay
BİLDİĞİMİZ BAZI KELİMELERİN FARKLI ANLAMLARI
İsim, sıfat ya da edat diye bildiğimiz kelimelerin fiil hâlleri olabileceği gibi, bunun tersi de olabilir. Aşağıda bunlara örnekler bulacaksınız. Bu kelimelerin birden fazla anlamı olabilir. Burada en çok kullanılan
By Ekrem Uzbay
BORN & BORNE
1. “Doğmak, dünyaya gelmek” anlamında edilgen yapıdaki to be born ifadesi kullanılır: Hundreds of children are born deaf every year. (Her yıl yüzlerce çocuk sağır doğuyor.)I was born in 1961 in Istanbul. (1961’de